(2004 S. K. m. 26, 342) (765 S. K. m. 309) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: İcraen teslim edilen taşınmaza tecavüz suçundan sanık Sayma'nın TCK'nun 309/1 ve 647 Sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince 284.731.200.-TL Ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve 647 Sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca cezanın tesciline karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Karar: İİK'nun 342. maddesinde; alacaklıya teslim edilen bir gayrimenkule haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlunun TCK'nun 309. maddesi uyarınca cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. TCK'nun 309/1 maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için hükmen yed'i nezdolunup da hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz malların tekrar zaptedilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Suçun maddi unsurunun oluşabilmesi için taşınmaz malın İİK'nun 26. maddesi uyarınca hak sahiplerine teslim edilmiş olması gerekir. Gerek İİK'nun 342/1 ve gerekse TCK'nun 309/1 maddelerinde açıkça teslim'den söz edilmektedir.
İİK'nun 26. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında teslimin nasıl icra edileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre icra emri tebliği ile taşınmazın teslim edilmemesi halinde kararın zorla icra olunması öngörülmüştür. Hukuki anlamda teslimden söz edilebilmesi için taşınmazın hak sahibinin eylemli egemenliğine geçirilmesi ve zilyedin o yerden uzaklaştırılmış olması gerekir.
Dava konusu olay Taşkın İnşaatla ilgilidir. A Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.1998 gün 1996/232 esas ve 1998/431 sayılı kesinleşmiş kararıyla Ortaköy, Köyü 12 parselin 12 metrekarelik bölümüne davalı Sayma tarafından yapılan müdahale'nin önlenmesine karar verilmiştir. Bu bölüm üzerinde sanık tarafından yaptırılan iki katlı kargir ev bulunmaktadır.
16.6.1999 gün ve 3.5.2001 tarihli infaz tutanakları kararın tarım arazisine ilişkin bölümleri ile ilgilidir. 26.2.2002 tarihli infaz tutanağı ise Taşkın İnşaatla ve dava konusu bölümle ilgili bulunmaktadır. 26.2.2002 tarihli infaz tutanağında "...Üst kattaki mutfak çizilen yer tamamını kapsamadığı için mutfak ve diğer odalar kapatılamadı. ( Anahtar teslim edilemedi. Mahkemede kal için dava açılmış olduğundan onun sonucunun beklenip diğer yıkım işleminin mahkeme sonucuna bırakılmasına karar verildi ) denilmektedir.
İnfaz tutanağında sanığın taşınmazdan çıkarılmadığı ve taşınmazın şikayetçi davacıya teslim edilmediği açıkça vurgulanmıştır. Sanık, taşınmazdan zorla çıkarılmamış ve taşınmaz İİK'nun 26. maddesine uygun şekilde şikayetçiye teslim olunmamıştır.
Müşteki Uysal 'ın C.Savcısı tarafından alınan 28.5.2001 tarihli beyanında sanığın Taşkın İnşaatı yıkmadığı ve boşaltamadığı ileri sürülmüştür. Kesinleşen ve infaza konu olan ilamda Taşkın İnşaatın yıkılmasına karar verilmediği gibi boşaltılmasına da karar verilmemiştir.
Bu nedenle, İcra Müdürü tarafından Taşkın İnşaat yıkılamamış ve sanığın taşınmazı boşaltması sağlanmamıştır. Binanın anahtarı sanığa bırakıldığına, müştekinin binaya girip çıkması mümkün bulunmadığına ve taşınmaz müştekinin egemenliğine geçirilememiş olduğuna göre teslimin varlığı kabul edilemez.
Yorum yoluyla suçun unsurlarının değiştirilmesi, genişletilmesi ve sanık aleyhine uygulama yapılması mümkün değildir.
Sonuç: Sanığa isnat olunan suçun unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA 15.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy