(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 112 ada 14 parsel sayılı 11.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hiç kimsenin zilyetliğinde bulunmaması nedeniyle arsa vasfıyla davalı Belediye Başkanlığı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına, davacı Mehmet , kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak yasal süresi içinde dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 1395 metrekare miktarındaki bölümünün davacı Mehmet , geriye kalan bölümünün ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı Mehmet 15.1.1960 tarih 201 numaralı tapuya ve zilyetliğe dayanmıştır. Bu tapu 4753 sayılı Yasa'ya göre Hazinenin temliki sonucu oluşmuştur. Tapunun krokisi mevcut olduğuna göre bu kroki getirtilmeli, yapılacak keşifte nizalı yere uygulanmalı, tapunun krokisine göre kapsadığı saha fen memuru marifetiyle belirlenmelidir. Tapunun davacıya ait 143 ada 1 parsele revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmesi ve nizalı parselin tapu dayanağı krokinin dışında kalması halinde kayıt bu yönü "mer'a ve meşe yolu" gösterdiğine göre mer'a ve yolların zilyetlikle iktisap edilemeyeceği düşünülmeli ve sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Bu yönün araştırılmaması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy