(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 3981 parsel sayılı 3629.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden 1955-1959 yılları arasında yapılmış ilk kadastroda tespit dışı bırakılması ve A Barajı'ndan sonra dere metrukatı oluşması nedenleri ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar Ömerül ile Sefa ve Ayhan, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Dosyalar birleştirildikten sonra mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Ömerül davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine ve çekişmeli parselin davacı Ömerül adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar Sefa ve Ayhan ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, ecrimisil ödenmesi nedeniyle zilyetliğin asli nitelikte olmadığı sabit olmasına göre davacılar Sefa ve Ayhan 'nın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı Hazine'nin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli parselin öncesinin Y ırmak yatağı olduğu tartışmasızdır. A Barajı yapıldıktan sonra da taşınmazın taşkın sahası içinde kaldığı ve aktif ırmak yatağı olma özelliğini tamamen kaybetmediği anlaşılmaktadır. Taşınmazın bu niteliği itibari ile özel mülkiyete konu olması ve zilyetlikle kazanılması mümkün değildir.
Sonuç: Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy