(3402 S. K. m. 13, 21) (743 S. K. m. 581) (4721 S. K. m. 640) (1086 S. K. m. 74)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Yargıtay bozma ilamında özetle "Taşınmaza davalıların zilyet olmadığı, davacı Ahmet'in zilyet olduğu, davalıların dayandığı 1289 tarihli tapu kaydında İbrahim ve Şerif malik durumunda olup İbrahim payının intikal görmediği, Şerif payının intikal gördüğü, kayıt maliklerinin sağ olup olmadığının belirlenmediği, maliklerin sağ olup olmadığı göz önüne alınarak tapu kaydının hukuki değerini yitirip yitirmediği 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 13/B-c maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin tamamı 13.700 pay kabul edilerek 1104 payın davacı Ahmet, 736 payın davalı Nadir, 11.860 payın davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Ahmet ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre Ahmet'in tüm, davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; kişilerin dayandığı tapu kaydının miktarı 1838 metrekare olup kayıt değişebilir sınırlıdır. Kaydın batı sınırı kaçak ve yitik kişiyi okumaktadır. Kaçak ve yitik kişi malları kanunlar uyarınca Hazineye kalmış olup zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Değişebilir sınırlı kayıtların kapsamının miktarına değer verilerek belirlenmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca miktar fazlasının değişebilir sınır yönünde ifrazı gerekir. Mahkemece ifraza karar verilmesi gerekirken Hazine'ye pay verilmesi kanuna aykırıdır. Öte yandan, Hakim taleple bağlı olup talepten fazlaya karar veremez. Davacılar Ahmet ve Fahrettin, taşınmazın miras bırakanları Nuri mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istedikleri halde, mahkemece iştirak halinde mülkiyet şeklinde karar verilmesi gerekirken, bu yönde hüküm kurulmaması ve mirasçı Fahrettin yönünden önceki kararın kesinleştiğinin kabulü de doğru değildir.
Hal böyle olunca; çekişmeli parselin kuzey bölümünden ifraz olunacak 1838 metrekare miktarındaki kısmının tamamı 1838 pay itibari ile 1103 payının payları oranında ve iştirak halinde mülkiyet şeklinde Ö. Nuri mirasçıları, geri kalan bölümünün davalı Nadir adına tapuya tesciline, taşınmazın ifraz olunan 11.862 metrekare miktarındaki güney kısmındaki bölümünün tamamının ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy