(4721 S. K. m. 640, 676, 701) (743 S. K. m. 611, 581)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay' ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 23.9.2003 gün ve saatte temyiz eden F.A. ile aleyhine temyiz istenilen S.S. vekili Avukat F.M. geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 118 ada 105 ve 106 parsel sayılı 5015 ve 408 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tescil ilamı ile oluşturularak varislere intikal eden tapu kayıtları nedeniyle verasette iştirak halinde davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı E.B. ve arkadaşları taşınmazların ortak kök miras bırakan M.S.den geçtiği ve taksim edilmediği, davacılar G.Y. ve S.S. de 118 ada 105 nolu parselin M.S.den Noter senediyle satın ve teslim almak suretiyle kendilerine intikal ettiği iddiasıyla dava açınışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, (105 nolu parseldeki M.S. payı satışı nedeniyle müştereken davacılar G.Y. ve S.S.ye verilmek suretiyle) taşınmazların M.S. varisleri adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan F.A. tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parsellerin öncesinin tarafların kök miras bırakanı M.S.ye ait olduğu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kök miras bırakanın terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, mirasçılardan M.S. tarafından eşine yapılan temlikin geçerli olup olmadığı ve bu temlike dayalı olarak oluşturulan tescil tap1Jsuna değer verilip verilemeyeceği ve kayıt malikinin ölümünden sonra mirasçılardan biri tarafından,yapılan mülkiyetin nakline ilişkin Noter senedine değer verilip verilemeyeceği ne ilişkindir.
Paylaşıma dayanan taraf paylaşım olgusunu kanıtlamak zorundadır. Paylaşım olgusu davalılar tarafından kanıtlanamamıştır. Mahkemenin paylaşımı kabul etmemesi dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun bulunmaktadır. Bu nedenlerle iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olan taşınmazın şeriklerinden olan M.nin eşi Z.S.ye yaptığı bağışa ve bu bağışa dayalı olarak Z. adına oluşan tapu kaydına değer verilemez. Hal böyle olunca, F.A.nın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Mahkemece 31.10.1984 tarihli Noter senedine değer verilerek 118 ada 105 sayılı parsel yönünden M.S. payının davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. M.S. taşınmaza iştirak halinde malik bulunmaktadır. Paylaşımın varlığı kanıtlanamadığına göre miras şirketine dahil olan bir gayrımenkuldeki payın üçüncü kişilere satılmış olması hukukça sonuç doğurmaz. Bu nedenle M. payı yönünden davacılar G.Y. ve S.S. tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca; dava A.B. mirasçıları yönünden miras şirketine dahil olan mirasçılarla ilgilidir. Bu durumda, miras paylarıyla sınırlı olarak davanın çözümlenmesi zorunludur. Hal böyle olunca; çekişmeli parselin 1/3 payının payları oranında ve iştirak halinde mülkiyet şeklinde A.B. mirasçıları adına, geri kalan bölümün ise payları oranında ve iştirak halinde mülkiyet şeklinde tespit malikleri olan M.S. mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmelidir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA 12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy