(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Tutanak içeriği ile keşifte dinlenen bilirkişi beyanları arasında çelişki doğduğu halde giderilmediği, taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, tutanak bilirkişileri ayrı ayrı dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılığın giderilmesi, tüm deliller toplanarak sonucuna göre hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin davacı İsmet adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece zilyetlikle iktisap şartları oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin kabulü dosya içeriği ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi uyarınca zilyetliğin iktisap sağlaması için tespit tarihine kadar "aralıksız" sürmesi zorunludur. Taşınmazın 10-15 yıldır kullanılmadığı teknik bilirkişi, uzun süredir kullanılmadığı da yerel bilirkişi tarafından bildirilmiştir. Taşınmaz üzerindeki ağaçlarında çevredeki orman ile bütünlük arz ettiği ve kendiliğinden yetiştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahallinde yapılan keşif açıkça tutanağın edinme sütununu doğrulamaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca; davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy