(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Hükmün sair yönleri incelenmeden dava 609 ada 6, 43 ve 81 nolu parsellere ilişkin olduğu halde bu davanın kapsamına girmeyen 604 ada 6 ve 10 parseller hakkında hüküm kurulmasının isabetsiz olduğuna" değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 609 ada 6, 43 ve 81 nolu parsellerin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince aynı çalışma alanı içinde kayıt ve belgesiz olarak zilyetlikle kuru arazide 100 dönüm miktarındaki taşınmazın kazanılması mümkündür. Davalılar iştirak halinde maliktir. Davalılar adına 8518 metrekare miktarındaki 604 ada 6, 20.006 metrekare miktarındaki 10 ve 5201 metrekare miktarındaki 17 parsel sayılı taşınmazların tespit ve tescil edildiği belirlenmiştir. Ayrıca Hazine tarafından 608 ada 47 sayılı parselle ilgili olarak açılan davanın da derdest olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, derdest olan dava ile bu dava birleştirilmeli, davacıların kesinleşen parseller de dahil olmak üzere azami 100 dönüm miktarında taşınmaz iktisap edebilecekleri gözetilmelidir.
Sonuç: Miktar sınırları gözetilmeksizin hüküm kurulması isabetli değildir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy