(3402 S. K. m. 14, 17) (1086 S. K. m. 445)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Mustafa Ali Bakış mirasçıları vekili Avukat Adnan Bayam ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat Faik Tanlık geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu gereği görüşüldü:
Karar: 8.11.1978 tarihinde yapılan kadastro sırasında davacı tarafından 17.7.1971 tarihinde açılan tescil ve men'i müdahale davasına konu olması nedeniyle 1582 ( 14.900 metrekare ) nolu parsel belgesizden davalı olarak tespit edilmiş, genel mahkemeden aktarılan davanın yapılan yargılaması sonucu davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri hükümleri dava tarihi itibariyle gerçekleştiğinden taşınmazın Mustafa Ali Bakış varisleri adlarına tesciline dair verilen 23.5.1991 tarih 1990/107 esas, 1991/73 sayılı hüküm Yargıtay incelemesinden de geçmek suretiyle 3.2.1993 tarihinde kesinleşmiştir.
1579 ( 8500 metrekare ) ve 1580 ( 6515 metrekare ) sayılı parseller ise 8.11.1978 tarihindeki kadastro sırasında delicelik ve pırnallık iken Mustafa Ali Bakış'ın 1947 yılındaki imar ihyası nedeniyle belgesizden tarla olarak Hazine adına tespit edilmiş, itirazı Komisyonca reddedilen Mustafa Ali Bakış'ın Komisyon kararına karşı 3.10.1980 tarihinde açtığı dava sonunda taşınmazların imar planı içinde kaldığı belirlenerek 17. madde koşullarının oluşmaması nedeniyle 22.6.1988 tarihinde davanın reddine, taşınmazların tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş ve temyiz edilmeden kesinleşmiştir. 7.6.1994 tarihinde, davacı varisleri Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445/8. maddesine göre murislerinin yargılama sırasında ölmesi ve vekilin yetkisiz kalmış olması nedeniyle iade-i Muhakeme yoluyla 1579 ve 1580 nolu parsellerin 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesine istinaden adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taşınmazların 31.1.1984 tarihinde onanmış nazım imar planı kapsamında kaldığı belirlenerek 3402 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi itibariyle iktisap koşulları gerçekleşemeyeceğinden davanın reddine, tespit gibi Hazine adına tesciline, 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince muhdesatın gösterilmesine dair verilen 25.1.2002 tarih 2001/8 esas, 2002/1 sayılı kararda Yargıtay denetiminden geçerek 3.2.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar aynı bütünden bölünen 1582 nolu parsel ile 1579 ve 1580 nolu parseller hakkındaki hükümlerin farklı kesinleşmesi nedeniyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445/10. maddesine istinaden 1579 ve 1580 nolu parsellerin de adlarına tescili istemiyle 23.5.2003 tarihinde iade-i muhakeme talebinde bulunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; hükme konu taşınmazların farklı olması nedeniyle iade-i muhakeme koşulları gerçekleşmeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: İstek, yargılamanın yenilenmesine ilişkin bulunmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445. maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri sınırlı olarak belirtilmiştir. İleri sürülen hususlar bu nedenlerden hiçbirine uymamaktadır. Hükümde açıklanan diğer gerekçelere göre de temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 375.000.000 TL. Avukatlık vekalet ücretinin temyiz eden davacı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazineye verilmesine, 10.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy