(3402 S. K. m. 46/1)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 165 ada 48 parsel sayılı 12912.97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Kamu, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan Hazine tapusu kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli olup olmadığı ve Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı konusundadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1. maddesinde 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz malların bu kanun uyarınca doğan iktisap şartları nedeniyle zilyetleri adına tespit ve tescilleri öngörülmüştür. Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmaz malların zilyetlikle kazanılması mümkün değil ise de, kanunun bu açık hükmü karşısında Hazine tapusunun oluşumundan önceki zilyetliğe değer verilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi zorunludur. Belirtmelik tutanağında taşınmazın çevresinin "Bor" olarak gösterildiği ve çevresinde mer'a olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak zilyetlik konusu mahkemece gereği gibi araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş biçimi konusunda taraflara kanıtlama olanağı sağlanmalı, mahallinde yerel bilirkişi aracılığı ile keşif yapılarak taşınmazdaki zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 ve 14. maddelerinde belirtilen iktisap şartlarının Hazine tapusunun oluşturulduğu 1964 yılına kadar davacı yararına oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy