(2004 S. K. m. 337/1, 353/1) (7201 S. K. m. 43) (1412 S. K. m. 322/1) (765 S. K. m. 102/6) (5237 S. K. m. 66)
Dava: Mal beyanında bulunmamak suçundan sanıklar Abdullah ve Uğur'un İİK.nun 337/1. maddesi gereğince 10'ar gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde yerel C. Savcısı sanıklar tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C. Başsavcılığının bozma ve ortadan kaldırma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak gereği görüşüldü:
Karar: İİK.nun 353/1. maddesi gereğince İcra Ceza Mahkemesi kararlarının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde C. Savcısı tarafından temyiz edilmesi mümkündür. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca C. Savcılarına tebligat tebliğ olunacak kararların kendisine gösterilmesiyle olur. C. Savcıları tarafından kararın herhalde görüldüğü tarihten itibaren 7 gün ve karar tarihinden itibaren 1 ay içerisinde temyiz olunması gerekir. Dosyada C. Savcısına kararın gösterildiğine dair imza ve belge mevcut değildir. Bu itibarla temyiz dilekçesinin havale edildiği tarih itibariyle temyizi süresinde bulunmuş ve tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklardan Abdullah hakkında verilen 26.6.2002 tarih ve 2002/972 esas, 2002/6412 sayılı beraat kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemece diğer sanık Uğur hakkındaki mahkumiyet kararının Onyedinci Hukuk Dairesinin 28.11.2002 gün ve 2002/11227 esas, 2002/11650 sayılı ilamla bozulması üzerine hakkındaki beraat kararı kesinleşen sanık Abdullah hakkında da mahkumiyete dair yazılı şekilde hüküm kurulması yok hükmündedir. Bu itibarla, bu sanık yönünden Yargıtay C. Başsavcılığının zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılması talebine katılınmamıştır. Mahkemenin sanık Abdullah hakkındaki yok hükmündeki kararının bu nedenle BOZULMASINA,
Sanık Uğur hakkındaki temyize gelince;
Hüküm tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar TCK.'nun 102/6. maddesinde öngörülen 6 aylık asli zamanaşımı süresi dolmuştur. 29.3.1939 tarih 22/31 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu sürenin uzaması mümkün değildir.
Sonuç: Sair yönler incelenmeksizin hükmün zamanaşımı nedeniyle İİK.'nun 366. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, CMUK.'nun 322/1 ve TCK.'nun 102/6. maddeleri gereğince davanın ( ORTADAN KALDIRILMASINA ) 12.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy