(3402 S. K. m. 13, 16) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 465 parsel sayılı 19.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mer'a vasfıyla sınırlandırılmıştır. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Mustafa, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu orta malı mer'a ile ilgisinin olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davaya konu 465 sayılı parsel davacı adına tespit edilen 269 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının kuzey hududunu "mer'a" okuması nedeniyle mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Aynı ada içerisinde yer alan 258 ila 269 sayılı parseller ile 286, 287, 301, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 468 ve 285 sayılı parsellerin de aynı nedenle davalı olduğu ve davaların derdest bulunduğu bu parsellerle ilgili dava dosyalarının tetkikinden anlaşılmaktadır. Parsellerin konumu tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında bir parsel hakkında verilecek karar diğer parseli etkileyebileceği gibi yargılamanın kısa zamanda ve az masrafla bitirilebilmesi yönünden öncelikle bu davaların birleştirilerek yürütülmesi gerekir. Mahkemece bu hususun nazara alınmaması doğru değildir. Ayrıca 269 sayılı parsele uygulanan ve tescil ilamıyla oluşan davacı tapusunun kuzey yönü mer'a okuduğuna göre bu ilamın davacıyı bağlayıp bağlamayacağının tartışılmaması da isabetli değildir. Hal böyle olunca, söz konusu parsellerle ilgili dava dosyalarının birleştirilmesine karar verildikten sonra bu parselleri kenardan çevreleyen tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından istifadeyle mahallinde keşif yapılıp usulüne uygun olarak mer'a araştırmasında bulunulmalı, taşınmazların kamu orta malı mer'a niteliği taşınmadığının saptanması halinde, zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalı, parsellerin konumu da dikkate alınarak tescil ilamının davacı yönünden bağlayıcı olup olmayacağı tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy