(3402 S. K. m. 30/2) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 110 ada 245 parsel sayılı 4295,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacının murisi Güllü mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Nazlı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, taşınmazın ortak miras bırakan Güllü'den kaldığı sabit olduğuna, bağış iddiası kanıtlanamadığına, terekede paylaşılmadığına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak kadastro hakimi 3402 sayılı Yasa'nın 30/2 maddesi gereğince somut olayda gerçek hak sahipleri ve pay oranlarını doğru olarak saptamakla yükümlüdür. Güllü'nün 10.6.1984 tarihinde vefat ederek mirasına kocası Emin ile Emin'den olma çocukları davalılar Sadrettin, Mevlüt ve Nazlı ile ilk kocası Nazım'dan olma kızı davacı Belgüzar'a bıraktığı anlaşılmaktadır. İkinci eş Emin, karısından sonra öldüğüne göre ona düşen payın çocukları olan davalılara paylaştırılması gerekir. Mahkemece hükme dayanak alınan mirasçılık belgesinin gerçek duruma uygun bulunmadığı nüfus kaydı ile sabittir. Mirasçılık belgeleri nizasız kazaya tabi olduğundan kesin hüküm oluşturmaz.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy