(2004 S. K. m. 338) (765 S. K. m. 102/5, 104/1) (5237 S. K. m. 66, 67)
Dava: Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık Aynur un İİK.nun 338. maddesi gereğince 1 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair A 2. İcra Ceza Mahkemesinin 7.5.2003 gün ve 2001/8450 esas, 2003/2882 sayılı karar ve dosyası incelendi.
Sanığa müsnet suçun müstelzim bulunduğu cezanın nev'i ve miktarına göre suçun işlendiği 1.5.2001 tarihi ile hükmün tesis olunduğu 7.5.2003 tarihi arasında TCK.nun 102/5. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın CMUK.nun 343.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 20.11.2003 gün ve 53405 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 12.12.2003 gün ve Y.E.2003/194501 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Karar: Sanığa isnat olunan gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçunun İİK.nun 338. maddesinde öngörülen cezanın nev'i ve miktarına göre TCK.nun 102/5. maddesi uyarınca 2 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. TCK.nun 104/1. maddesine göre sanığa şikayet dilekçesine havi açıklamalı davetiyenin tebliğ edildiği 16.10.2001 tarihinden hükmün tesis olunduğu 7.5.2003 tarihine kadar 2 yıllık dava zamanaşımı süresi gerçekleşmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Ancak, sanığın mal beyanında bildirmediği ev eşyaları borcu karşılamaya yetmeyecek değerde ve her evde bulunabilecek ev eşyalarından olması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçun oluşmadığı anlaşılmakta ise de, bu hususta Yazılı Emir talebi olmadığından inceleme konusu yapılmamıştır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname bu nedenlerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy