(3402 S. K. m. 13, 14, 15)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Hükmüne uyulan bozma ilamında taşınmazın 20 dönümlük kısmının kültür arazisi, kalan kısmının fundalık, çalılık ve sazlık olduğu dikkate alındığında dayanak vergi kaydının değişmez sınırlı olduğunun kabulüne olanak görülmediğinden söz konusu krokide 20 dönüm olarak belirtilen yerin davacılar Hasan Arslan ve Nazif Kaya mirasçıları, geriye kalan bölümlerin Hazine adına tescili gereğine değinildiği mahkeme kararında ve bozma ilamında sözü edilen ve fen bilirkişi Yılmaz Çobanoğlu tarafından düzenlenen krokilere göre krokide gösterilen Devlet Demiryolu ve Trabzon-Erzurum Karayolları güzergahları dikkate alındığında 20 dönümlük yerin 137 nolu parsel içinde kaldığının anlaşıldığı, bu nedenle fen bilirkişisine, Yılmaz Çobanoğlu tarafında düzenlenen krokinin kadastro paftasına aplike ettirilip ve TCDD Trabzon-Aşkale karayolu esas alınmak suretiyle uygulama yaptırılarak söz konusu krokide gösterilen 20 dönümlük bölümün ifrazen davacılar Hasan Arslan ve Nazif Kaya mirasçıları, taşınmazların geri kalan bölümlerinin Hazine adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 113, 137, 140 ve 148 parseller bir bütün kabul olunarak 6.8.2003 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde ( B ) ile gösterilen 20 dönümlük kısmın ifrazen davacılar Nazif Kaya mirasçıları ile Hasan Arslan adına hisseleri oranında tesciline, geriye kalan krokide ( A ) ile gösterilen bölümlerin ifrazen Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ilamında işaret edildiği şekilde işlem yapılmış olmasına göre tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak Kadastro Hakimi doğru, gerçeğe uygun ve infaz sırasında tereddüte yer vermeyecek şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluştururken taşınmazların tamamının veya bir bölümünün kim veya kimler adına tescil edileceğinin hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerekir. Mahkemece 137 numaralı parselin ( B ) bölümü hakkında belirtildiği şekilde sicil oluşturulduğu halde bu parselin kalan bölümü ile diğer parseller hakkında açıkça hüküm kurulmamış olması isabetsiz ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 1. paragrafının son satırındaki "bölümün ise ifrazen Hazine adına kayıt ve tesciline" ibareleri hükümden çıkartılarak yerine "126.000 metrekarelik bölüm ile davaya konu 113, 140 ve 148 numaralı parsellerin tamamının Hazine adına tapuya tesciline" ibareleri yazılmak suretiyle;
Sonuç: Hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 26.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy