(3402 S. K. m. 12, 25)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar vekili 22.3.2002 tarihli dava dilekçesinde 343 ada 15 no'lu parselin müvekkillerinin babalarına ait olduğunu, bu parsele bakan kısımda davalıların kapı açıp söz konusu parsele genişletme yaptıklarını, davalıların murisine ait 16 no'lu parselin hem kuzey hem de batı tarafına tapu çıkarttıklarını, davacıların iştirak halinde malik oldukları 343 ada 15 parsele vaki müdahalelerinin men'i, kaydın davacılar adına tescili isteği ile dava açmıştır. Akabinde 19.11.2002 havale tarihli dilekçe ile müvekkillerinin babalarına ait olan parselin 343 ada 16 sayılı parsel olduğunu, eski tarihli tapulardan da anlaşıldığını, bu parselin davacılar adına tescilini, 343 ada 15 parsele davalıların yaptığı binanın imar mevzuatına aykırı olup müdahalenin men'ini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu edilen 343 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tutanağı kesinleşmediğinden mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli A. Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Kemalettin mirasçıları vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar tarafından açılan davanın 16 sayılı parsele yönelik olduğu 19.11.2002 tarihli dilekçede açıklanmıştır. Dava dilekçesinde parsel numarasının 15 olarak gösterilmesinin maddi hataya bağlı olduğu anlaşılmaktadır. 16 sayılı parselin kadastro tutanağı kesinleşmediğinden davanın Kadastro Mahkemesinde bakılması zorunludur. Bu nedenle Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğrudur.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle reddi ile hükmün ONANMASINA 29.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy