(3402 S. K. m. 13) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 123 ada 6 parsel sayılı 54,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz komşu 4 nolu parsele uygulanan tapu kaydının dayanağı olan krokinin kapsamı dışında kaldığı belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı İsmet, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 4 numaralı parsele uygulanan 14.9.1987 tarih 6 numaralı tapu kaydı davaya konu parsel yönünü "hali" okumaktadır. 4 numaralı parsel Hazineye ait iken 1987 yılında yukarıda tarih ve numarası yazılı tapu kaydıyla davacıya satılmıştır. Davacının eylemli durumda bir bütün olduğu ifade edilen 4 ve 6 numaralı parseller üzerindeki yasal zilyetliğinin 1987 tarihinde başladığının kabulü zorunludur. Satın alma tarihi ile kadastro tespit tarihi olan 17.4.2002 tarihleri arasında 20 yıllık süre dolmamış ve bu nedenle davacı yararına zilyetlikle iktisap şartları oluşmamıştır. Resmi kayda aykırı düşen tanık beyanlarına değer verilemez.
Sonuç: Hal böyle olunca, mahkemece davacının davasının reddine, taşınmazın tespitte olduğu gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy