(3402 S. K. m. 29/2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 830 ada 31 parsel sayılı 573,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hisseli tapu kayıtları, vergi kaydı, taksim, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı M Ç. yasal süresi içinde tespit sırasında uygulanan tapu kaydına, taşınmazın hissedarlar ve mirasçılar arasında paylaşılmadığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kesin süre içerisinde keşif giderleri yatırılmadığından kesin süre nedeniyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalılar adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, A S. tereke temsilcisi M Ç. adına Av. E tarafından açılmıştır. Dava tereke adına temsilci tarafından açıldığına göre öncelikle temsilci tayinine ilişkin mahkeme kararının dosyaya konması gerekir. Davanın yetkili vekil ve temsilci huzurunda görülmesi dava şartı olup hakimin bu yönü re'sen dikkate alması gerekir. Usulen temsilci atanmasına ilişkin karar ibraz edildiği takdirde davanın esasına girilmesi, aksi takdirde aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerekir. Ancak, temsilci M' in aynı zamanda terekenin mirasçısı olması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29/2. maddesi uyarınca yargılamanın sürdürülmesi, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin delillerin toplanarak uyuşmazlığın çözümlenmesi icap eder. Bu yönde araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan, aynı tereke ile ilgili başka davaların da bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava ekonomisi yönünden tereke ile tüm davaların birleştirilerek görülmesi gerekirken davaların ayrı ayrı görülmesi isabetsiz olduğu gibi davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmaksızın ve taraf teşkil edilmeksizin yargılama yapılması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy