(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 164 ada 52 parsel sayılı 32.031.48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, davacılar Hüseyin ile Mustafa, İbrahim, Seyfettin, Nurullah ve Mehmet tarafından Kadastro Mahkemesine açılan itiraz davasının yargılaması sonucunda davanın açılmamış sayılmasına ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Bu kez davacılar Şevket, Ali, Ahmet, Mehmet, Zekiye ve Nurullah hak düşürücü süre içinde tapu kaydına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılardan Şevket ve Nurullah tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece U Kadastro Mahkemesi'nin 1998/173 esas, 1999/15 karar sayılı ilamı kesin hüküm kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da; davaların açılmamış sayılmasına ilişkin kararların kesin hüküm oluşturmayacağı yasa gereğidir. Yargıtay'ın istikrarlı uygulamaları da bu yöndedir.
Sonuç: Mahkemece bu husus dikkate alınarak işin esasına girilmesi, tarafların gösterdikleri ve gösterecekleri delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy