(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 111 ada 6 parsel sayılı 2646 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hisseli tapu kayıtları taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı V. adına tespit edilmiş askı ilan süresi içinde Kadastro Müdürlüğüne açılan dava sonucunda verilen görevsizlik ve tutanağın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine dair kararın kesinleşmesi üzerine tapuya tescil edilmiştir.
Davacılar, yasal süresi içinde çekişmeli parselin müşterek muristen kalıp herhangi bir hukuki işlemle murisin sağlığında davalıya devredilmediğine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237. maddesi gereğince kesin hüküm kesin delil niteliğindedir. Davacıların miras bırakanı N K. tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası red edilmiş, karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Kesinleşen karar halefleri olan davacılar yönünden de bağlayıcıdır.
Sonuç: Kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA 30.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy