(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle mahkemece tarafların bildirdiği dosya ve tapu kayıtları getirtilmeden ve böylece tüm deliller toplanmadan keşfe karar verilmesi doğru olmadığı gibi, keşif giderlerinin ayrıntılı ve dökümlü olarak da kararda gösterilmemesi ve keşif için gün belirtilmemiş olması da doğru olmadığından usulüne uygun yapılmayan ihtarat hukukça sonuç doğurmayacağına değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davasının kabulü ile çekişme konusu 107 ada 11, 109 ada 7, 103 ada 27 ve 26 parsellerin miras hisseleri oranında Ali mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 109 ada 7 ve 107 ada 11 parsellerin davacı tarafın zilyetliğinde olduğu ve davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği keşifte dinlenilen bilirkişi ve tanık beyanları ile belirlendiğinden bu parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parseller yönünden Onanmasına,
Dava ve temyiz konusu 103 ada 26 numaralı parsele yönelik temyiz itirazına gelince; mahkemece bu taşınmazın davacı tarafın dayandığı Ağustos 1317 tarih 1 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığından söz edilerek davacı taraf adına tescile karar verilmiş ise de; tapu kaydında miktar bulunmamaktadır. Yerel bilirkişiler ve tanıklar bu taşınmazın hiç kimsenin zilyetliğinde olmadığını, ekilip sürülmediğini bildirmişlerdir. Uzman ziraatçı bilirkişi taşınmazın taşlık, kumluk bir yapıya sahip olduğunu, ekime elverişli olmadığını, ziraatın yapılmadığını bildirmiştir. 3402 Sayılı Yasa'nın 20/B maddesi hükmü gereğince kaydın hudutlarına değer verilerek kapsamının belirlenmesi için o yerin kayıt maliki veya mirasçıları tarafından kullanılıyor olması gerekir. Kaydın miktarına göre kapsamının belirlenmesi için miktarının belli olması zorunludur.
Sonuç: Kayıt maliki ve mirasçılarının zilyetliğinin bulunmaması ve kaydın miktarının belli olmaması dikkate alınarak davanın bu parsel yönünden reddine, tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy