(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 106 ada 225 parsel sayılı 4377,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı M ve paydaşı adına tespit edilmiştir. Davacı A yasal süresi içinde harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin kök muris Ö mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı A tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dayanılan tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulü toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Zira taşınmaz orman tahdidi sırasında tahdit dışında bırakılmış olup dört tarafı ormanla çevrilidir. Öte yandan taşınmaza davacının zilyet olduğu zilyetliğinin kadastro tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın süre sürdürüldüğü Mahkemece de kabul edilmektedir. Mahkemece davacının mirasçı olması nedeniyle zilyetliğin iktisap sağlamayacağı kabul olunmuş ise de bu kabul tarzı da dosyadaki bilgi ve belgelere uygun değildir. Taşınmazın öncesinin Ö'ya ait olduğu davacının annesi H.nin miras bırakanın gelini olduğu ve 1997 de öldüğü belirlenmiştir. Davacı taşınmazı 1969'da H'den satın almış, annesinin öldüğü tarihe kadar davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen iktisap şartları gerçekleşmiştir. Annesinin öldüğü tarihe kadar mirasçılık sıfatı taşımadığından zilyetliğine değer verilmesi gerekir. Bir başka anlatımla zilyetliğin mirasçılık ilişkisinden kaynaklanmadığı sonucuna varılmaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca davanın kabulüne, tespitin iptali ile taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 5.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy