(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 130 ada 181 parsel sayılı 9591.43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, takas, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı M Ç.adına tespit edilmiştir. Tutanağın kontrol memurunca Kadastro Komisyonuna intikal ettirilmesi üzerine Kadastro Komisyonunca taşınmazın davalı Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Davacı, irsen intikal, vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çekişmeli parselin kadim mer'a olup olmadığı ile zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceği konusundadır. Uyuşmazlık mer'aya ilişkin olduğuna göre yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerden seçilmesi gerekir. Çekişmeli parselin ada parsel numarasının belirlemek görevi yerel bilirkişiye ait olmayıp teknik bilirkişiye aittir. Yerel bilirkişi aracılığıyla tarafların dayandıkları kayıtların usulen mahalline uygulanması, kayıt kapsamlarının belirlenmesi, taşınmazların sınırlarındaki değişikliklerin saptanması gerekir.
Ayrıca yerel bilirkişiler ile taraflarca bildirilen tanıklara taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz ve çevresinde kadimden beri mer'a olup olmadığının, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçiminin olaylara dayalı ayrıntılı ve gerekçeli biçimde saptanması, tespit tutanağına aykırı sonuçlara varılması halinde tespit bilirkişilerinin de dinlenmesi gerekir. Mahkemece yapılan keşif Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü biçimde yapılmadığı gibi hükme dayanak yapılabilecek hiçbir bilgiyi içermemektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın kuzey tarafında bulunan 219 ile 223 nolu parsellere ait tutanak suretleri ve dayanak kayıtları ile doğudaki yolun doğu tarafında bulunan taşınmazlara ait tutanak suretleri ve kayıtları getirtilmeli, yerel bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılmalı, taraflarca bildirilen ve bildirilecek olan tanıklar da arazi başında dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 3.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy