(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 243 ada 6, 8, 9, 252 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerindeki taşınmazlar zilyetliklerinin terk edilmiş olması nedeniyle Maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir. Davacı Fatma ve müşterekleri, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılardan Ali, Ali K, Fatma, Mehmet ve Dündar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların dayandığı tapu kaydının hukuki değerini kaybettiği ve taşınmazların 15-20 yıldan beri kullanılmadığından sözedilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da dayanılan K.Sani 1321 tarih 345 numaralı tapu kaydının taşınmazlara uyduğu yapılan keşiflerle sabit olduğu gibi mahkemece de tapunun taşınmazlara uygunluğu kabul edilmektedir. Tapu miktar itibariyle taşınmazları kapsamaktadır. Tapu kaydının hangi hallerde hukuki değerini kaybedeceği 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-c maddesinde belirlenmiştir. Tapulu bir yerin muayyen bir süre zilyet edinilmemesi tapunun hukuki değerini kaybetmesine sebep teşkil etmez.
Sonuç: Bu yön düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy