(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 1124, 1125 parsel sayılı 882.86 ve 793.96 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 1964 yılındaki kadastro esnasında ırmak yatağı olması nedeniyle tescil harici olarak bırakıldığı, kullanıcı C.D. ve M.B. lehine zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmediği nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı C.D., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı C.D. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazlar i 964 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında ırmak yatağı olması nedeniyle tespit dışı bırakılmıştır. Bu taşınmazların aktif ırmak yatağı olduğu ve 1990 yılında sedde'nin yapılmasından sonra ırmak metrukatı haline dönüştüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle zilyetliğin başlangıç tarihinin 1990 yılı olarak kabulü zorunludur. 1990 yılından tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi geçmemiştir. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy