(3402 S. K. m. 13) (743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 97 ila 104, 106, 149, 106 ada 32,46,47, 48, 107 ada 8 ve ,9 parsel sayılı sırasıyla 20.768.85, 14660.28, 11705.98, 28967.48, 11359.25, 12213.40, 19138.12,8033.12,15958.54,16280.76, 918.14,4721.80,8345.57,4165.21,2690.23 ve 16000.22 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 97, 98, 101 nolu parseller kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 99,100,102 ila 106 ve 149 nolu parselIer vergi kaydı satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilerek Hüseyin adına, diğer çekişmeli parseller de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilerek Yusuf adına tespit edilmiştir. Davacı Kurban tapu kaydı ve irsen intikale dayanarak dava açmıştır. Mahkemece,yapılan yargılama sonunda; çekişmeli1 06 ada 32 ve 46, 107 ada 8 nolu, paseller yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 101 ada 97 ila 104, 106 ve 149 parseller yönünden davanın sübuta ermediğinden reddine; 106 ada 47,48 ve 107 ada 9 nolu parseller yönünden davanın kabulüne ve bu parsellerin davacı Kurban adına tapuya tesciline' karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve tespit maliki yararına iktisap şartlarının oluştuğuna göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Kadastro Hakimi itirazlı parsellerle ilgili olarak sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece bir kısım parseller yönünden davanın reddine karar verilmiş, ve sicil oluşturulmamıştır. Kararın bu haliyle infazı mümkün değildir.
Bu nedenlerle kararın bozulması gerekmekte ise de; yapılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 3. satırı ile 5. satırındaki "reddine" kelimelerinin sonuna "çekişmeli parsellerin tespit gibi tapuya tesciline" ibaresinin yazılarak davaya konu olan 106 ada 32,46, 107 ada 8,101 ada 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 106 ve 149 sayılı parsellere ilişkin hükmün düzeltilmiş bu şekli ile (ONANMASINA),
2- Dava konusu 106 ada 47, 48 ve 107 ada 9 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece çekişmeli parsellerin davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaydığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; tapu kayıtlarının geçerliliğini koruyup korumadığı değerlendirilmediğinden mahkemenin kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Tapu kayıt maliklerinden Durbaba'nın 1943, Recep'in ise 1970 yılında öldüğü ve kayıtların tedavüI görmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, taşınmazın paylaşıldığını 25.6.2001 tarihli oturumda belirtilerek duruşma tutanağını imzalamıştır. Paylaşım olgusu,karşısında taraflar arasında mirasçılık ilişkisinden söz edilemez. Kaldı ki; davacı Hacı Veli oğlu Haçı Mahmut'un torunu, davalılar ise Hacı Veli oğlu Yusuf Ağa'nın torunlarıdır. Bu nedenle de taraflar arasında mirasçılık bağı bulunmamaktadır. Kadastro tespit tarihine kadar davalı tarafın zilyetliğinin 20 yılı çok aşkın süre çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla devam ettiği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu olgular karşısında davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun-13/B-c maddesinde öngörülen iktisap şartlarının gerçekleştiği sonucuna varılmaktadır. HaI böyle olunca; sözü edilen parseller yönünden de davanın reddine ve parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken 'yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 17.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy