(3402 S. K. m. 14) (743 S. K. m. 639)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 108 ada 51, 52, 59, 60 parsel sayılı 32803.90, 12019.15, 16527.16 ve 17528.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hisse satışı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar Tacdin ve müşterekleri adlarına hisseli tespit edilmiştir. Davacı Mehmet, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Ramazan, 59 numaralı parselin bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, Ahmet ise tüm parseller hakkında zilyetliğe dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaların reddi ile çekişme konusu 108 ada 51, 52, 59 ve 60 numaralı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı Ramazan tarafından 59 parsel yönünden temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Müdahil davacı Ramazan tarafından temyize konu edilen 59 numaralı parselin krokide "A" harfiyle gösterilen bölümüne müdahilin malik sıfatıyla veya icar yoluyla zilyet olup olmadığı yönünde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunmaktadır. Mahalli bilirkişi ve bir kısım tanıklar müdahilin zilyetliğinin icara dayandığını, müdahil davacı tanıkları ise bu yerin müdahil davacıya babadan kaldığını ve zilyetliğinin 50 yıla aşkın olduğunu beyan etmişlerdir. Bu durumda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; bilirkişi ve tanıklar tekrar arazi başında dinlenmeli, beyanlar arasında çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, 50 yıllık zilyetliğin icar yolu ile sürdürülüş nedenleri üzerinde durulmalı, icar yoluyla zilyetliğin başlangıç tarihi muntazam bir şekilde icar karşılığının müdahil davacı tarafından ödenip ödenmediğinin, ödenmiş ise kime ödendiğinin, ödenmiyorsa hangi tarihten beri ödenmediği sorulmalı, gerekirse yüzleştirme yapılarak kesin bir sonuca varılmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy