(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; Davalının tapu kaydının geldisini oluşturan Ağustos 1934 tarih 17 numaralı iskan tapusunun Halil 'e ait T. Evvel 1318 tarih 324 numaralı kayıt olduğunun kabulünün gerektiği, davacının aynı tapu kaydına dayanarak dava konusu ettiği Mahkemenin 1990/107 esas sayılı dava dosyasında davalı olan 6, 9 ve 10 numaralı parsellerle ilgili görevli mahkemenin 20. Hukuk Dairesince belirlendikten sonra Kadastro Mahkemesinin görevli olması halinde davaların birleştirilmesi, komşu 12 numaralı parsele revizyon gören tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren celb edilmesi, bundan sonra taraf tapularının geldilerinin birbirlerinden ifraz edildiği gözönünde bulundurularak T. Evvel 1318 tarih 322, 323, 324, 325 numaralı ifraz tapu kayıtlarının yaşlı ve yansız yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi aracılığıyla yerine uygulanması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanması, taraf tapu kayıtlarının birbirini sınır okuduğu ve davalı tapusunun yasal değerini koruması nedeniyle davacı taraf zilyetliğine değer verilemeyeceğinin nazara alınması, davacının tutunduğu T. Evvel 1318 tarih ve 325 numaralı tapu kaydının 11 parselle birlikte dava dışı 357 ada 18 parsele uyduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı varsa da o kararda davalı taraf olmaması nedeniyle davalıyı bağlamayacağının gözönünde tutulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne; çekişme konusu 357 ada 17 parselin davacı Nimet adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı İbrahim mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde ilam gereği yerine getirilmemiştir. Kayıtların uygulanması yeterli bir keşif ile yapılır. Mahkemece keşif yapılmadan, yerel bilirkişi dinlenmeden kayıtların kapsamlarının belirlenmesi için dosyanın fen memuruna tevdi edilmesi ve verilen rapor gereğince hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla yöreyi iyi bilen yaşlı bilirkişilerin araştırılıp bulunması, bilirkişiler marifetiyle kayıt uygulanması cihetine gidilmesi, bilirkişilerce bilinemeyen hudutlar yönünden şahit beyanına başvurulması, hudutların arz üzerinde bilirkişi ve şahit beyanları ile saptanması, bu beyanlara uygun şekilde fen bilirkişisine kroki yaptırılması ve rapor alınması, keşfi izlemeye imkan tanınması, kayıtların kapsamının civar parsel tutanak ve dayanaklarından da yararlanılarak açık bir şekilde belirlenmesi ve sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 8.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy