(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 4030 parsel sayılı 1419,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, öncesinde ırmak yatağı iken A Barajının yapılmasıyla ırmağın yatak değiştirmesi sonucu oluştuğu, 1980 yılından itibaren de taşınmazı tarım arazisi haline getiren Adnan tarafından Hazine'ye ecrimisil verilmek suretiyle kullanıldığı belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Adnan, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin aktif ırmak yatağı içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Öte yandan davalı Hazine, davacı tarafın ecrimisil ödediğini ileri sürmüş ve belge ibraz etmiştir. Ecrimisil ödeyen kişinin asli zilyet olarak kabulü mümkün değildir. Fer'i zilyetlik ise iktisap sağlamaz.
Sonuç: Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy