(3402 S. K. m. 13) (1086 S. K. m. 389)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 36 ada 3 parsel sayılı 602 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz K.Sani 309 tarih 1 ve 2 nolu ifraz tapu kayıtlarının sınırları tam olarak bilinememesi nedeniyle tevhid edilip tapu maliki Hacı Yusuf ve Molla Abdi oğlu Abdülkerim mirasçıları adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı M.Kerim, yasal süresi içinde murisleri Hacı Yusuf'a ait K.Sani 1309 D.1 nolu tapu kaydının bağımsız ayrı bir parsel olduğuna dayanarak miktarı olan 1 evlek yüzölçümünde Hacı Yusuf mirasçıları adlarına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişinin 24.6.1999 havale tarihli raporunda 36 ada 3 parsel 505 metrekare yüzölçümlü olarak Molla Abdi oğlu Abdülkerim mirasçıları adlarına payları oranında tespitine, kanundan doğan intifa haklarının beyanlar hanesinde gösterilmesine, krokide ( A ) harfi ile işaretli 97 metrekarelik kısmın 36 adanın son parsel numarası ile arsa niteliğinde Ali ( Malik ) oğlu Hacı Yusuf adına tespiti ile ölü olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Mehmet tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık aynı tapudan ifraz suretiyle bölünen taşınmazlar arasındaki ortak sınıra ilişkindir. Mahkemece ortak sınır bilirkişi ve tanık beyanları uyarınca doğru olarak belirlenmiştir. Bu nedenlerle bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Temyiz eden davalı Mehmet, bazı mirasçıların paylarını satın aldığını ileri sürmüş ise de tespite karşı bu kişi yönünden dava açılmamıştır. Paylara yönelik olarak dava açılmamış olduğundan mahkemece satım olgusunun tartışılmaması isabetlidir. Ancak, kadastro hakimi doğru ve infaz sırasında duraksamaya neden olmayacak şekilde hüküm oluşturmak zorundadır. Mirasçılardan Hasan oğlu Ali nın payı 13149180 olarak yanlış gösterilmiştir. Bu durumda pay toplamı paydadan eksik kalmaktadır.
Sonuç: Kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasındaki Hasan oğlu Ali payının "13749180" olarak düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA 18.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy