(3402 S. K. m. 14) (4771 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle: "Tutanağın malik hanesinin boş bırakılmış olması nedeniyle zilyet olarak adı geçen Ahmet'in davaya katılımının sağlanması, davacı lehine olan ve hüküm gününden sonra yürürlüğe giren 4771 sayılı Yasa hükümleri uyarınca araştırma, inceleme ve uygulama yapılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin teknik bilirkişi raporunda ( B ) harfiyle gösterilen 2246.69 metrekare miktarındaki bölümünün müdahil Ahmet , geriye kalan ve ( A ) harfiyle gösterilen 50.53 metrekare miktarındaki bölümün ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Kilise Vakfı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu taşınmazın ( B ) bölümünün müdahil davacı Ahmet adına, Kilisenin kapsadığı sahanın ise Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; gerek bozmadan önce ve gerekse bozmadan sonra dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarından ve uzman ziraatçi bilirkişi raporundan 19.11.2001 tarihli zirai bilirkişi rapor ve krokisinde ( A ), ( B ), ( C ) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün kültür arazisi olduğu ve müdahil davacının zilyedliğinde olup yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği, ( D ) harfiyle gösterilen bölümün ise kayalık olup kültür arazisi niteliğinde bulunmadığı, tarımsal amaçla kullanılmadığı ve kullanılmasının mümkün olmadığı, bu haliyle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğu, bu bölüm üzerinde bulunan Kilisenin ise Rum Cemaatinin ibadet yeri olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 4771 sayılı yasa hükümleri de dikkate alınarak sözü edilen krokide ( A ), ( B ) ve ( C ) harfleriyle gösterilen bölümlerin müdahil davacı adına, Kilisenin kapsadığı alanın B Vakfı adına, kalan bölümün ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy