(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 102 ada 116 parsel sayılı 2.118.531.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir kısmı hakkında dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişisi krokisinde "A" harfi ile gösterilen 4586.42 metrekarelik bölümünün ifraz edilerek davacı adına tesciline, kalan kısmının mer'a vasfı ile özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Ziraatçi bilirkişi taşınmazın eğiminin %20-30 olduğunu, taşınmaz üzerinde 5 ila 12 yaşlarında değişen ağaçlar bulunduğunu, taşınmazın taşlık ve kayalık olup 10-15 yıldır kullanıldığını bildirmiştir. Teknik bilirkişinin bu beyanı açıkça kadastro tutanağını doğrulamaktadır. Yerel bilirkişi ve tanık beyanları ise soyut niteliktedir.
Sonuç: Hal böyle olunca; davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 3.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy