(3402 S. K. m. 13/B-b) (1086 S. K. m. 297)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 134 ada 59, 149 ada 6, 148 ada 17, 145 ada 21 parsel sayılı 1244.85, 6009.87, 4175.23 ve 12551.17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hibe, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Mustafa adına tespit edilmiştir. Davacı Medine, yasal süresi içinde 145 ada 21, 148 ada 17, 149 ada 6 parsellerin irsen ve taksimen kendisine ait olduğu iddiasına, Süleyman mirasçıları Medine ve arkadaşları 149 ada 6 parselin muris Süleyman'a ait olup miras hisseleri bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişme konusu parsellerin tespit gibi Mustafa adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece dosyada mevcut 23.6.1974 tarihli satış senetlerine ve bağışa değer verilerek hüküm kurulmuş ise de, satış senetleri parmak izli olup Köy İhtiyar Heyetinin, bu parmak izinin satan kişiye ait olduğuna dair senedi tastik etmiş değillerdir. Bu durumda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine göre bu senetlere değer verilemez. Ancak, satışın ve bağışın her türlü delil ile ispatı mümkündür. Mahkemece senet tanıklarının tamamı dinlenmediği gibi davalıdan bu yerleri bağış ve satın aldığına dair başka delilleri bulunup bulunmadığı açıkça sorulup saptanmamıştır. Bu itibarla senet tanıklarının çağrılıp dinlenmeleri ve davalı taraftan gerek miras bırakan Süleyman'dan kalan 148 ada 17 parselin, gerekse davacı Medine'ye ait diğer parselleri satın alıp almadığı ve anne Medine'nin 134 ada 59 parseli davalıya bağışlayıp bağışlamadığı hususunda göstereceği deliller toplanmalı, toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy