(1086 S. K. m. 455) (3402 S. K. m. 25)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Tavzih talebinde bulunan Ahmet ve arkadaşlarınca, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Ankara Tapulama Mahkemesi'nin 28.11.1975 tarih 1961/256 esas, 1975/260 karar sayılı ilamının hüküm fıkrasında dava komşu parsellerden 292 sayılı parselin "a" bölümü hakkında hüküm kurulmadığı, gerekçede 292/a yerine 291/a bölümünden söz edildiğinden bahisle kararın gerekçe bölümündeki maddi hata düzeltilmek ve hüküm fıkrasına "292 parselde "a" harfiyle gösterilen 108.300 metrekare taşınmazın" sözcükleri ilave edilmek suretiyle hükmün tavzihine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda; gerekçenin düzeltilmesine ilişkin talebin reddine, hüküm fıkrasına ilişkin talebin kabulüyle söz konusu ilamın hüküm fıkrasına, "...431.225 metrekarelik taşınmazın" sözcüklerinden sonra gelmek üzere "292 parselde (a)" işareti ile gösterilen 108.300 metrekarelik taşınmazın" sözcüklerinin ilavesiyle hükmün tavzihine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tavzih talebinde bulunan Ahmet ve arkadaşları dava konusu 292 sayılı parselin krokide "a" harfiyle gösterilen 108.300 metrekarelik bölümü hakkında, tavzihi istenen 28.11.1975 tarih 1961/256 esas, 1975/260 sayılı kararın gerekçe bölümünde 291/a olarak gösterilen taşınmaz bölümünün 292/a olduğunu, sehven bu şekilde yazıldığını ileri sürerek bu yanlışlığın tavzihini ve hüküm fıkrasına 292/a bölümünün ilave edilmesini talep etmişlerdir. 1.11.1974 tarihli fen memurları tarafından verilen raporun incelenmesinde nizalı taşınmazın "b" harfiyle gösterilen bölümü ile dava dışı 291 parselin "a" harfiyle gösterilen 5300 metrekarelik yerin tapu kapsamında kaldığına işaret edilmiştir. Hükmün gerekçesindeki açıklamanın bu rapora dayanılarak gerekçeye yazıldığı anlaşıldığından tavzih talebinde bulunanların bu talebinin yerinde olmadığı görülmüştür. Nizalı olan 292 parselin "a" harfiyle gösterilen 108.300 metrekarelik bölümü hakkında ise kararda bir hüküm kurulmamıştır. Hakkında hüküm kurulmayan bu bölüme ilişkin olarak tavzih talebinde bulunulamaz ve hükme yeni bir unsur ilave edilemez. Hal böyle olunca; tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA 11.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy