(4721 S. K. m. 976)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmü n Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 47 parsel sayılı 6573, 78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece nizalı taşınmazın köye uzak ve yolların bozuk olması nedeniyle 6-7 yıldan beri kullanılmadığından söz edilerek bu durum zilyetliğin terki kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, Medeni Kanun'un eski 889, yeni 976 maddesine göre zorunlu olan geçici zilyetliğin terki anlamına gelemeyeceği vurgulanmıştır. Nizalı taşınmazın davalı ve miras bırakanlarının iktisabı sağlayan bir süreden beri zilyet olduktan sonra köyün uzak ve yolların bozuk oluşu nedeniyle bir süre kullanılmaması zilyetliğin terki anlamına gelmez. Davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleştiğine göre Hazine'nin açtığı davanın reddine, tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy