(3402 S. K. m. 15) (1086 S. K. m. 93, 95)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden Necati geldi. Diğerleri gelmedi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar tapu kayıtları, taksim ve pay temlikleri nedeniyle paylı olarak davalı ve davacılar adına tespit edilmiştir. Recep varisleri ile Remiz tarafından tespitlerin taksime ve hisse miktarına aykırı yapıldığına dayanarak açılan davalar birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kayıt malikleri ve mirasçıları ile tapu kayıtlarından pay satın alan kişiler arasında tapu dışı paylaşım yapılıp yapılmadığı, bu paylaşımın tespit tarihine kadar hukuki değerini koruyup korumadığına ilişkindir.
Paylaşıma dayanan taraf, paylaşımın varlığını, tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya mirasçılarının veya yasal temsilcilerinin katıldığını, paylaşım sonucu paylaşıma katılan veya temsil edilen kişilere verilen paylar ile bunların akibetlerini kanıtlamak zorundadırlar. Mahkemece paylaşım konusunda taraflara delillerini bildirmek üzere olanak tanınmamış, tarafların bildirdiği ve bildireceği tüm deliller toplanmaksızın ve tutanak bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeksizin ve her bir taşınmazın durumu ayrı ayrı değerlendirilmeksizin ve her parselle ilgili bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmaksızın hüküm kurulmuştur. Paylaşımın yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde bazı malların paylaşım dışı kaldığını iddia eden taraf bu olguyu kanıtlamak durumundadır. Mahkemece bu yön de dikkate alınmamış ve bu şekilde savunmada bulunan kişilere de kanıtlama olanağı sağlanmamıştır. Öte yandan, taşınmazdan pay satın alan kimselerin paylaşım olgusunu bilip bilmediklerini ve paylaşım uyarınca taşınmazlara zilyet olup olmadıkları hususları üzerinde durulmamış, bu konudaki deliller de toplanmamıştır. Tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtları tüm tedavülleriyle birlikte tesisinden itibaren getirtilmemiş bazı paydaşların ve mirasçıların bazı parseller yönünden davadan feragat ve kabul beyanları irdelenmeksizin hüküm kurumuştur. İştirak halinde mülkiyetin geçerli olduğu durumlarda mirasçılardan bir bölümünün miras şirketine dahil olmayan kişiler yararına yaptıkları feragat ve kabul beyanları geçersiz ise de, müşterek mülkiyet durumunun söz konusu olduğu hallerde bu beyanlar bağlayıcı niteliktedir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetsizdir. Açıklanan doğrultuda deliller toplanarak ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA 23.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy