(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 1598 parsel sayılı 41.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle davalılardan Mehmet adına tespit edilmiştir. Davacılar Hazine ile Şevki nin itirazları komisyonca reddedilmiş, davalılardan Osman ve arkadaşlarının itirazı ise kabul edilerek taşınmazın hisseli olarak payları oranında davalılar Mehmet, Osman ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli parselin mübadillerden metruk olup zilyetlikle iktisap edilemeyeceğine, davacı Şevki ve arkadaşları ise, yoklama kaydına, davacı Mehmet de, tespit sırasında uygulanan tapu kaydına ve komisyon kararıyla adlarına hisse verilen şahısların taşınmazda haklarının olmadığına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacıların davasının reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ile Şevki ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, çekişmeli parselin davalı tarafın dayandığı tapu kayıt kapsamında kaldığının saptandığına, B Asliye Hukuk mahkemesinin 1964/784 esas ve 1966/682 sayılı kesinleşen ilamı taraf olanlar ve halefleri yönünden kesin hüküm olmayanlar yönünden güçlü delil oluşturduğuna göre davacı Hazine ve diğer davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Kadastro Hakimi doğru ve infaz sırasında duraksamaya neden olmayacak biçimde hüküm oluşturmak zorundadır. Tapulama komisyonu tarafından tespit değiştirildiği halde mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın ve mahkeme kararının eki niteliğinde olmayan tutanağa atıf yapılarak adlarına tescil kararı verilen kişilerin kimlikleri ile pay oranları gösterilmeksizin hüküm kurulması yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının "2 nolu bendinin" tümüyle hükümden çıkarılarak yerine "çekişmeli 1598 sayılı parselin tamamı 102176 hisse itibar olunarak 15390 hissesinin Ali oğlu Osman , 15390 hissesinin Ali oğlu Şükrü , 15.390 hissesinin Ali oğlu Bülent , 12.255 hissesinin Osman kızı Nimet , 12.255 hissesinin Osman kızı Emine ve 31496 hissesinin Fazlı oğlu Mehmet adlarına tapuya tesciline" sözlerinin yazılarak ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 5.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy