(3402 S. K. m.22/1) (6831 S. K. m.2/B)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 514 parsel sayılı 6800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hisseli tapu kayıtları, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı Ayşe ve arkadaşları adlarına tespit ve tescil edilmiş, tapuda yapılan ifraz, tevhid ve intikaller sonucu çekişmeli 263 ada 6 parsel sayılı 1454 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı K. A.Ş'ne geçmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman tahdidine göre orman olduğunu, orman sınırları içine alınmasıyla taşınmaza ait eski tapuların hukuki kıymetini yitireceğini, sonradan taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkartılması halinde bile eski tapulara değer verilemeyeceğine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkartılan yerlerden olduğunun belirtilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin 3116 sayılı Kanun uyarınca 1949 yılında yapılan orman tahdidi sırasında tahdit haritası kapsamında kaldığı mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Tahdit içinde bulunan taşınmazın 1978 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 514 sayılı parsel olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/1 maddesi gereğince "Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu ya da tapulaması yapılmış yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde ikinci defa yapılan kadastro Tapu Sicil Müdürlüğünce re'sen iptal edilir." hükmünü taşımaktadır. Kanun'un açık hükmü karşısında ikinci kadastro ile yapılan tespit işlemi yok hükmündedir. Bu nedenlerle 514 sayılı parselin ifrazı ile oluşan dava konusu parselin tapusuna da değer verilemez. Olayın niteliği itibariyle davada hak düşürücü sürenin de uygulanması mümkün değildir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle bu gerekçelerle sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, 8.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy