(1086 S. K. m. 38, 364, 366, 433) (7201 S. K. m. 11, 21, 32) (3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 28) (818 S. K. m. 397)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 62 ve 74, 114 ada 16 ve 122 ada 1 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerindeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davasında Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalı Hazine'nin temyizi üzerine Yargıtay'ca onanmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 104 ada 74 ve 114 ada 16 parsel sayılı taşınmazın Kazım, 104 ada 62 parsel sayılı taşınmazın Haydar Kartal, 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazın İsmail adına tesciline karar verilmiş; davalı Hazine'nin temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 30.11.1995 tarih 6663/7436 sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu kez, davacı İsmail mirasçısı Nurgül vekili davacı İsmail'in 1987 yılında öldüğünü mirasçılarına hükmün tebliğ edilmediğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
Mahkemece, 7.7.1995 tarih 1995/26-63 sayılı davacılar İsmail, Kazım ve Haydar tarafından açılan davanın kabulüne ilişkin ilamın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve derecatdan geçmek suretiyle 10.1.1996 tarihinde kesinleştiği kabul edilmek suretiyle ilam ve eki olan dosyanın gerekli tescil işlemleri yapılmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne devri öngörülmüş ise de; yukarıda tarih ve numarası yazılı temyize konu ilamın usulüne uygun olarak kesinleşmediği, bu nedenle esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması gerektiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Şöyle ki; davacılar Haydar, Kazım ve İsmail vekilleri tarafından tanzim ve imza olunan dilekçe ile Yozgat Asliye Hukuk mahkemesine müracaat ederek dilekçede hudutları yazılı taşınmazların eşit hisseler halinde adlarına tapuya tescilini talep ve dava etmişlerdir. Asliye Hukuk mahkemesindeki yargılamanın devamı sırasında ve 3.3.1987 tarihinde davacılardan İsmail'in vefat ettiği, geriye eşi ile 4 çocuğunu mirasçı olarak bıraktığı veraset ilamı ile belirlenmiştir. Davacı İsmail adına dava dilekçesini düzenleyen ve yargılama O'nu temsil eden Avukatın vekaleti ölümle sona ermiştir. Zira dosyada mevcut Yozgat Noterliğince düzenlenmiş 13216 yevmiye numaralı vekaletnamede, vekaletin ölümden sonrada devam edeceğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, taraflar arasındaki vekalet davanın başından sonuna kadar devam edeceği açıkça ifade edilmiştir. Bu durumda ölümden itibaren mirasçıların davaya dahil edilmelerinin sağlanması ve hükmün davacı mirasçılarına veya onların vekiline tebliğ edilmesi gerekir. Vekalet münasebeti sona erdiği halde Asliye Hukuk ve Kadastro Mahkemesi kararlarının Avukat Hayrullah'a tebliğ edilip kesinleştirilmesi yasaya aykırı olup, bu suretle yapılan tebliğ sonucu kararların kesinleştiği yolundaki şerhlerde hukuken hiçbir sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle Asliye Hukuk mahkemesi dosyası ile kadastro tutanakları birleştirilip Asliye Hukuk Mahkemesi kararı taraflara usulen tebliğ edilerek kesinleştirilmeli, yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan İsmail mirasçıları davaya çağrılıp taraf teşkili yapılmalı, taraflardan delilleri sorulup celbedildikten sonra mahallinde keşif icra olunmalıdır. Keşif sırasında Asliye Hukuk Mahkemesine verilen dava dilekçesi okunup kapsamı belirlenmeli, dilekçede yazılı taşınmazların hangi parsel numarası ile sınırlandırıldığı saptanmalı, Asliye Hukuk Mahkemesi ilamının bu taşınmazlara ait olup olmadığı yerel bilirkişiler yardımı, teknik bilirkişiler aracılığı ile tespit edildikten sonra tarafların dayandığı tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir. Deliller değerlendirilirken davacıların Asliye Hukuk Mahkemesine açtıkları davada gayrimenkulun eşit hisseler halinde adlarına tapuya tescil talebinde bulundukları, yargılama sırasında bu talepten feragati içerir bir beyan ve belgenin dosyaya konulmadığı nazara alınmalıdır. Mahkemece usulüne uygun taraf teşkili yapılmadan yargılama yapılıp yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. İsmail Kartal mirasçılarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy