(3402 S. K.m.14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 267 parsel sayılı 13.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Sait adına tespit edilmiştir. Tapulama Mahkemesinin 4.11.1970 tarihli kararı ile iade edilmesi üzerine itirazı Tapulama Komisyonunda reddedilen davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup taşınmazda davalıların herhangi bir hakları bulunmadığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Hazine davasının reddine, çekişmeli parselin 11.5.2004 tarihli bilirkişi raporunda ( A ) ve ( C ) ile gösterilen kısımlarının tespit gibi Sait, ( B ) ile gösterilen bölümün Karayolları Genel Müdürlüğü adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz başında yapılan 1.11.1989 tarihli keşifte 1930, 1340 ve 1933 doğumlu mahalli bilirkişiler taşınmazın davalıların murisi Sait ile hiçbir ilgisinin olmadığını, yüzyılı aşkın zamandan beri Salih'in zilyetliğinde bulunduğunu açık ve kesin olarak belirtmişler, 4.5.2004 günlü keşifte ise 1936 ve 1940 doğumlu iki mahalli bilirkişi ile 1953 ve 1940 doğumlu iki davalı tanığı davalı Sait mirasçılarının 50 yılı aşkın zilyetliğini haber vermişlerdir. Tapulama tespitinin 16.10.1957 tarihinde yapıldığı, tespit bilirkişilerinin ölü olduğu belirlenmiştir. Bu durumda Mahkemece keşifler arasındaki çelişki bilirkişi ve tanıkların yüzleştirilmesi yoluyla giderilmeli, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin hangi sıfatla ve kim tarafından sürdürüldüğü kesin olarak belirlenmelidir. Ayrıca bitişikteki mer'a yönünden mer'a tahsis haritası, kadastro haritası ile çakıştırılmak suretiyle taşınmazın mer'aya tecavüzün olup olmadığı da kesin olarak saptanmalıdır. Belirtilen eksikliklerin giderildikten sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Hazinenin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy