(3402 S. K. m. 7, 36, 47) (4342 S. K. m. 4/3)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Davacı tarafın tutunduğu 1937/5 sayılı vergi kaydının kapsamının belirlenmesi ve uygulanması yeterli değildir. Diğer yönden vergi kaydı değişebilir sınırlı olup, miktarına değer verilmesi gerekir. Vergi kaydı özellikle Eyüp ile T yerleri sorulup saptanarak yerine uygulanmalı, kapsamı belirlenmelidir. Miktar fazlasının da mer'adan açıldığının kabulü gerekir. Ayrıca 90 sayılı parselin arta kalan bölümünün mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün bozulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin 22.8.2003 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 900.20 metrekare yerin davacılar ve müşterekleri adına hisseleri oranında, geri kalan 636.122.50 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usulü müktesep hak doğar ve bu hak Mahkemece de ihlal edilemez. Bozma ilamı gereğince davacı tarafın dayandığı 1937 tarih (5) sayılı vergi kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmediği gibi taşınmazın vasfını tayin yönünden gerekli bilirkişi incelemesi de yaptırılmadan sadece kayıt miktarı kadar yer davacıya verilmek, geri kalan bölüm uyulan kesin bozma ilamına rağmen Hazine adına tescil edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Vergi kaydı mülkiyet değil zilyetlik belgesidir. Vergi kaydı miktarının değer ifade edebilmesi için zilyetlikle birleşmesi yanında taşınmazın öncesinin de zilyetlikle iktisaba müsait bir yer olması gerekir. Doğru sonuca varılabilmesi için; 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan temyize konu (A) bölümü ile parselin geri kalan kısmının ve önceki ziraatçı bilirkişi raporunun mukayesesini içerecek şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın öncesinin mer'a mı ziraat arazisi mi olduğu kesin olarak belirlenmeli, ondan sonra temyize konu bölümün öncesinin ziraat arazisi olduğu sonucuna varıldığı takdirde davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, vergi kaydı sınırlarındaki "Eyüp" ve "Tamirci" yerlerinin tespitine çalışılmalı, fen bilirkişine çizdirilecek krokide denetime olanak verecek şekilde vergi kaydı sınırları gösterilmeli, toplanmış olan ve toplanarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek öncesinin mer'a olmadığı kanıtlandığı takdirde zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği bölüm davacı tarafa verilmeli, geri kalan kısım doğru sicil oluşabilmesi yönünden mer'a olarak sınırlandırılmalıdır. Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy