(4721 S. K. m. 992) (3194 S. K. m. 11) (3402 S. K. m. 13)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Davalı tapusunun yerine uygulanması, beyanların komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, uzman bilirkişiye kaydın revizyon gördüğü parselleri birlikte gösterir kroki çizdirilmesi, ayrıca davalı tapusunda geldi ve gittisinin gösterilmediği, Hazine dayanağı tapu kaydında ise öncesinin Hazine-i Hassa arazisi iken 1326 yılında Hazine-i Hassa İdaresi'nin kaldırılması üzerine bu taşınmazların dahi Devlete geçmiş olması nedeniyle tesis edildiğinin iktisap sütununda belirtildiği, Hazine-i Hassa arazisinin Hazine tarafından temlikinin olanaksız olduğu bu nedenle devlet arazisi gibi temlik edilmesi suretiyle oluşturulan tapu kayıtlarının değerden yoksun olduğu ancak dosyada bulunan komisyon kararında Hazine-i Hassa arazilerinin tefriki ile iskan edilen kişilere 1300 ila 1312 yılları arasında temlik edildiği açıklandığı, bu durumda davalı tarafın dayandığı tapu Hazine-i Hassa arazisinin temliki yolu ile oluşmuş ise ana kayıttan ifraz işlemi yapılmadan geniş bir arazi kesimini kapsayan Hazine-i Hassa kaydının Hazineye geçmesi halinde Hazinenin temlik edebileceği bir yer niteliğini kazanacağı mahkemece Hazine-i Hassa defterleri incelenmek suretiyle davalı taraf veya miras bırakanı yada akdi selefi adına aynı sınırlarla temlik işlemi yapılıp yapılmadığının saptanması, davalı dayanağı tapunun öncesinin Hazine-i Hassa arazisi olup olmadığının belirlenmesi, davalı taraf iskanen tahsis ve temlik edildiğini savunduğuna göre kaydın oluştuğu gündeki iskan defterleri ve cetvelleri getirtilerek incelenmesi, iskanen temlik edildiği saptandığı takdirde iskan kaydına göre oluşturulan tapu kaydına değer verileceğinin gözönünde tutulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı Hazinenin davasının kabulü ile çekişme konusu 1987 parselin tarla vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Cevdet tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece temyiz konusu taşınmazın davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının taşınmazı kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmadığı gibi mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usulü müktesep hak oluşur. Bu hakkın ihlal edilmemesi yönünden bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi zorunludur. Hazine tapusunun nizalı parsel ve çevresini bir bütün olarak kapsadığı tartışmasızdır. Uyuşmazlık davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının Hazine tapusundan intikal edip etmediği, davalı tapusunun çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığı, kapsaması halinde sonraki tarihli olmasına rağmen davalı tapusuna değer verilip verilmeyeceği konusundadır. Önceki bozmada işaret edildiği halde, uyuşmazlık konularında gerekli araştırma ve inceleme yapılmamış, bilhassa davalı tapusunun geldisinin Hazine tapusu olup olmadığı üzerinde durulmamış, bu konuda tesis kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak durumun açıklığa kavuşturulması sağlanmamıştır. Ayrıca, davalı tapusunun kapsamını tayin yönünden yeterli keşif yapılamamış, davalı tapusunun mevkiinin ve bazı hudutlarının uyduğu saptandığı halde bilinemeyen hudutlar yönünden davalı taraftan tanık listesi istenilmemiş, davalının kaydı zilyetlikle de birleştiği halde bu kayda istinaden aynı mevkide başka bir yerin adlarına tespit ve tescil edilmiş olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır. Tapu kaydı tek başına mülkiyet belgesi olup, kaydın mevkii uyuyor, zilyet de tapu ile akdi veya ırsi ilişkisini kanıtlıyor ise, sınırların saptanarak kapsam tayin edilmesi ve tapuya değer verilmesi zorunludur. Çevre parsellerden bir bölümün Hazine adına kesinleşmesi derdest dava yönünden kesin delil oluşturmaz. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; davalı tapusunun Hazine tapusundan intikal edip etmediği hususu bilirkişi marifeti ile araştırılmalı, davalı tapusunun mevkiye uyduğuna göre bilinmeyen sınırların tespit için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp kayıt kapsamı duraksamaya yer verilmeyecek şekilde tespit edilmeli, bilirkişi ve tanıklarca davalı tapusunun davaya konu parseli kapsamadığı ifade edildiği takdirde bu kaydın nereye ait olduğu sorulup bir başka yere ait olduğunun ifade edilmesi durumunda o yer üzerinde keşif yapılmak suretiyle kaydın kapsamı kesin olarak belirlenmelidir. Zilyetlikle de doğrulanan tapu kaydının aynı mevkide başka bir taşınmaza ait değilse bu yere ait olduğuna dair bir değerlendirme yapılması zorunludur. Somut olayda davalı tapusunun Devletin katkısıyla oluşturulduğunun ve Devletin güvencesi altında bulunduğunun nazara alınması, kayıt kapsamındaki yere ilişkin delillerin zilyet olan davalı yararına değerlendirilmesi ve tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Mahkemece bozma ilamında belirtilen hususlar yönünden tam bir araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy