(3402 S.K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 133 ada 1, 125 ada 17 ve 130 ada 61 parsel sayılı taşınmazlar tapu kayıtları, 128 ada 3 ve 130 ada 62 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü Mustafa, 102 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mustafa mirasçıları adlarına tespit edilmiştir. Davacı Fikriye ve arkadaşları, yasal süresi içinde taşınmazların Mustafa nın sağlığında kendilerine devredildiğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parsellerin Mustafa mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına dava ve temyize konu 102 ada 2, 133 ada 1, 125 ada 17, 130 ada 61 ve 62 sayılı parsellerin tarafların ortak murisi Mustafa'ya ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunmadığı, murisin sağlığında söz konusu taşınmazları davacılara satması ortakçılık anlaşması ile mülkiyetinin yarısını devretmesi veya bağışlama gibi bir durumunun olmadığı mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı ile belirlendiğinden davacıların bu parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
2- Davacıların 128 ada 3 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; Mahkemece bu parselle ilgili olarak yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmadığı gibi değerlendirmede dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı taraf, bu parsel yönünden dosyaya sureti ibraz edilen 15.11.1986 tarihli satış senedine dayanmış, yerel bilirkişi bu senedin 128 ada 3 sayılı parsele uyduğunu, bir kısım tanıklarda davacı tarafın altın vermek suretiyle muris Mustafa'dan tarla satın alındığını duyduklarını ifade etmişlerdir.
Mahkemece, senet davalı tarafa okunup beyanı alınmamış, satış senedinde isimleri yazılı köy muhtarı, ihtiyar heyeti üyeleri ve tanıklar dinlenilip satış konusunda bilgileri alınmamış, davalı tarafça senedin sahteliği ileri sürülmediği halde, bu senede ne sebeple itibar edilmediği tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; 128 ada 3 sayılı parsele ait olduğu ifade edilen senet davalı tarafa okunup diyecekleri sorulmalı, mahallinde yapılacak keşifte uygulanıp kapsamı belirlenmeli, senette imzası bulunan muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri ile tanıklar arazi başında dinlenilip senedin içeriği ve satış konusunda bilgileri alınmalı, araştırma sonunda senedin bu taşınmaza ait olduğu ve satışın varlığı belirlendiği takdirde davacı taraf vekilinin 30.5.2003 tarihli keşif sırasındaki usulen belgelendirilen beyanı da nazara alınmak ve bu beyanın davanın bir bölümünden feragat anlamına gelip gelmediği tartışılmak suretiyle karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu parsel yönünden yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy