(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden Hazine vekili Avukat A. Örücü geldi. Diğer temyiz eden taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında, tapu kayıtları, pay satışları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle temyiz istemine konu 30, 33, 34, 36, 37, 38 ve 39 parsel sayılı 607.750, 433.500, 196.000, 525.250, 547.500, 738.250 ve 724.750 metrekare miktarlarındaki taşınmazlar İsmet Kahraman ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde söz konusu taşınmazların 1500 dönüm kadar bir bölümünün meradan açıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 36 sayılı parselin teknik bilirkişi raporunda B harfiyle gösterilen 446.216, 37 sayılı parselin B harfiyle gösterilen 368.466 metrekare miktarındaki bölümleri ile 33, 34 ve 38 sayılı parsellerin Hazine adına, 136 sayılı parselin A harfiyle gösterilen 79.034 ve 37 parselin A ve C harfleriyle gösterilen 179.034 metrekare miktarındaki bölümleriyle 30 ve 39 sayılı parsellerin tamamının tespit malikleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, davalılar İ. Kahraman ve arkadaşları vekili ile davalı M. S. Bodur tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu parsellere uygulanan kayıtların bir bölümünün sabit hudutlu, bir bölümünün ise gayri sabit hudutlu olduğu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş ise de değerlendirme dosya kapsamına kısmen uygun düşmemektedir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 39 numaralı parsele uygulanan tapu ve vergi kaydının sabit hudutlu olması ve 36 numaralı parsele uygulanan tapu kaydının gayri sabit hudutlu olup Mahkemece miktarına değer verilmek suretiyle hüküm kurulmuş bulunması nedeniyle tarafların bu parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle 39 numaralı parselle 36 numaralı parselin krokide A harfiyle gösterilen 79.034 metrekare miktarına ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- 36 numaralı parselin krokide B harfiyle gösterilen 446.216 metrekare miktarındaki bölümüyle, 33 ve 34 numaralı parsellere ilişkin temyize gelince; Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre 36 numaralı parselin B bölümüyle 33 ve 34 numaralı parsellere ilişkin davalıların diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 36 numaralı parsele uygulanan tapu kaydı gayri sabit hudutlu olup eylemli durumda taşınmazlar kamu orta malı niteliğinde meraya bitişik olup kayıt miktar fazlasının meradan elde edildiğinin kabulü zorunlu bulunduğuna ve Mahkemece de bu şekilde kabul edildiğine göre 36 numaralı parselin belirtilen bölümüyle 33 ve 34 numaralı parsellerin mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 4. kısmının b bendinin 3 ve 4. satırındaki miktar fazlası olarak Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline ibaresi çıkartılarak yerine kamu orta malı mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına ibareleri eklenmek, yine, kararın 7. kısmının 2. satırındaki ile Gözlü Köyü 33, 34 ve ile 3. satırındaki bu taşınmazların ayrı ayrı miktar fazlası olarak ibareleri çıkartılarak bu paragrafın sonuna davaya konu 33 ve 34 numaralı parsellerin mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına ibaresi eklenmek suretiyle 36 numaralı parselin krokide B harfiyle gösterilen 446.216 metrekarelik bölümüyle 33 ve 34 numaralı parsellere ilişkin hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA.
3- Davacı Hazine vekilinin davaya konu 30 numaralı parsele ilişkin temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli 30 numaralı parselin davalıların dayanağını oluşturan tapu ve vergi kayıtlarının kapsamında kaldığı ve kayıtların sabit hudutlu olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalıların dayanağını oluşturan ve mülkiyet belgesi niteliği taşıyan tapu kaydı K. sınırı ve güneyde yol okumakla gayri sabit hudutlu olup miktarıyla geçerlidir. Zira gayrimenkulün batısında yer alan K. sınırı ötesindeki 40 numaralı parsele uygulanan vergi kaydı davaya konu parsel yönünü D. okumakta olup bu nedenle köy hududunun sabit hudut olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Ayrıca; Mahkemece davaya konu taşınmaza uyduğu kabul edilen 1336 tarih 75 numaralı tapu kaydında güneyde yazılı yolun ötesi kamu orta malı niteliğinde mera olup bu nedenle yolun sabit hudut olarak kabulü de mümkün değildir. Hal böyle olunca; kayıt miktar fazlasının meradan elde edildiğinin ve kaydın miktarıyla geçerli olduğunun kabulü zorunludur. Bu nedenle 30 numaralı parselin kuzeyden başlamak üzere 1336 tarih 75 numaralı tapu kaydında yazılı miktar kadar taşınmaz ifraz edilip davalı adına tesciline, geri kalan bölümün de mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu taşınmazın tamamının davalılar adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.
4- a) 37 numaralı parsele ilişkin Hazine vekilinin temyizine gelince; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 37 ve 38 numaralı parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarında batıda B. sınırı gösterilmiş olup 36 numaralı parsele uygulanan tapu ve vergi kaydının doğu hududunun da B. okuması ve yolun güneyden kuzeye doğru düz bir hat şeklinde varlığını sürdürmesi ayrıca ortadaki bu yolun kadim olup güzergah değiştirmediğinin mahalli bilirkişi ve tanıklarca ifade edilmiş bulunması nedeniyle Hazine vekilinin 37 numaralı parselin davalılar adına tesciline karar verilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme ilişkin hükmün ONANMASINA,
b) Davalıların 38 numaralı parsel ile 37 numaralı parselin krokide B harfiyle gösterilen ve Hazine adına tescile karar verilen 368.488 metrekarelik kısmına ilişkin temyizlerine gelince; Mahkemece 37 ve 38 numaralı parsellere uygulanan tapu kaydı ile vergi kaydının gayri sabit hudutlu olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin bu parsellere ve parsellere uygulanan kayıtlara ilişkin değerlendirmesi yerinde değildir. Her iki parsele uygulanan tapu ve vergi kaydındaki doğudaki ve kuzeydeki Kot yoluyla güneydeki yolun kadim yollar olduğu, yolların ötesindeki taşınmazlara uygulanan kayıtların yolu hudut göstermesi ve bilirkişi ve tanıkların da yol hudutlarında değişiklik olmadığını bildirmeleri nedeniyle bu hudutların sabit hudutlu olduğunu kabul etmek zorunludur. Ayrıca; vergi ve tapu kaydında batıda yazılı B. sınırının da sabit hudut niteliğinde bulunduğu Mahkemece yapılan araştırma ve 36 numaralı parsele uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının bu yönü B. yolu olarak göstermesi nedeniyle sabit hudut niteliği taşıdığı belirlenmiş bulunmaktadır. Uygulanan kayıtların sabit hudutlu olması taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olup tesbitten geriye doğru 20 yılı aşkın çok uzun süre davalılar tarafından aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla kullanılıp mülk edinme şartlarının davalılar yararına gerçekleştiğinin belirlenmesi ve ayrıca taşınmazların davalılar tarafından müşterek mülkiyet hükümlerine göre tasarruf edilmekte olup her müşterek malik için kuru arazide 100, sulu arazide 40 dönüm tutarında taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebileceği nazara alındığında 37 ve 38 numaralı parsellerin tamamının davalılar adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemenin kayıtların gayri sabit hudut niteliğini taşıdıkları yönündeki değerlendirmesi dosya kapsamına ve eylemli duruma uygun düşmemektedir.
Sonuç: Bu nedenlerle kararın 3 numaralı bendiyle, 4 numaralı bendinin b bölümünde yazılı nedenlerle 30, 38 ve 37 numaralı parselin krokide B harfiyle gösterilen bölümlerine ilişkin hükmün BOZULMASINA, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 01.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy