(3402 S. K. m. 10, 30/2)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: 1949 yılında yapılan kadastro sırasında 182 ada 25, 26, 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazların malik ve miktar haneleri birbiriyle çelişen ve çakışan tapu kayıtları ibraz edilmesi nedeniyle açık bırakılmıştır. Halen tapu kayıtlarında taşınmazların malik haneleri açık bulunmaktadır. Davacı Besime, miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazların miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin "Yusuf'a ait iken ölünceye kadar bakma akdi ile davacı Besime adına" tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı usulen mahalline uygulanmamış, çekişmeli parsellerin kayıt kapsamı içinde kaldığı kesin olarak saptanmamıştır. Dava konusu parselleri dıştan çevreleyen komşu parsellerin tümüne ait tutanak suretleri ile dayanakları olan tapu kaydı ve vergi kaydı örnekleri getirilmemiş, mahalline uygulamak suretiyle bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiştir. Kadastro komisyonu tarafından malik hanesi belirlenmemiştir. Bu durumda 3402 sayılı Kanun'un 10 ve 30/2. maddeleri uyarınca hakim gerçek hak sahiplerini belirlemek ve adlarına tescil kararı vermekle yükümlüdür. Mahkemenin hükme dayanak yaptığı tapu kaydının 3/4 payının Yusuf'a, 1/4 payının Mefia'ya ait olduğu görülmektedir. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan ve başka hak sahibi olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Davacı 28.8.1996 tarihli dava dilekçesiyle açıkça çekişmeli parsellerin kendisi ile diğer Yusuf mirasçıları adlarına tescilini talep ve dava etmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi gereğince hakim taleple bağlı olup talepten fazlaya karar veremez.
Sonuç: Hazine'nin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy