(3402 S. K. m. 12, 13, 14, 17)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 115 ada 517, 546 parsel sayılı 13926.26 ve 4.115945.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 517 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hasan adına, 546 nolu parsel ham toprak niteliğinde olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar Recep ve Ali, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli 115 ada 517 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerin 12.7.2002 tarihli rapor ve kroki ile 11.3.2003 tarihli ek raporlarında (A) harfi ile gösterilen 4652.39 metrekarelik kısmın 1/2'şer hisse olarak davacılar adına, kalan 9273.87 metrakerelik kısmın tespit gibi davalı Hasan adına tesciline, 115 ada 546 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 26495.99 metrekarelik kısmının 1/2'şer hisse olarak davacılar adlarına, bakiye kalan 4.089449.14 metrekarelik kısmın ise tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteği 115 ada 546 sayılı parsele ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici nedenlere göre davacıların temyiz itirazları yerinde olmadığından bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Kadastro tutanağının edinme sebebi sütununda taşınmazın ham toprak niteliğinde olduğu belirtilmiş ve Hazine adına tespit olunmuştur. Ziraatçı teknik bilirkişiler taşınmazın kişiler adına tescil edilen bölümünün de parselin tümüyle aynı nitelikte olduğu ve uzun yıllardır kullanılmadığı açıklanmıştır. Ziraatçı bilirkişilerin eylemli durumu değerlendirmek suretiyle gözlemlerine dayanarak vardıkları sonuç kadastro tutanağının edinme sebebi sütunundaki açıklamaları doğrulamaktadır. Bilirkişi ve tanıkların soyut sözlerine bu nedenle değer verilmesi mümkün değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi uyarınca zilyetlikle iktisabın kadastro tespitine kadar "aralıksız" olarak sürdürülmesi zorunludur. Taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünün niteliği kullanılmadığının açık göstergesidir. Hal böyle olunca; davanın reddine ve çekişmeli parselin tamamının tespit gibi Hazine adına tescili gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy