(3402 S. K. m. 9, 40) (4753 S. K. m. 1)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği Görüşüldü:
Kadastro sırasında 158 ada 13 parsel sayılı 739.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde ahırın Ahmet'e ait olduğu ve ahırın kısmen 4, 5, 12 nolu parsellere tecavüzlü olduğu şerhi verilerek, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Bekir adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 4753 sayılı Yasa ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin Bekir adına tapuya tesciline, parsel üzerindeki ahırın Bektaş oğlu Ahmet adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi Hüseyin oğlu Bekir adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; yargılama Bektaş oğlu İlyas mirasçılarına karşı yürütülmüş ve karar başlığında da İlyas varisleri taraf olarak gösterilmiştir. Kadastro davasının tespit malikine karşı yürütülmesi zorunludur. Dava dilekçesi tespit maliki Bekir'e tebliğ edilmediği gibi böyle bir şahsın gerçekte var olup, olmadığı Bekir'in Bektaş ile aynı kişi olup olmadığıda araştırılmamıştır. Kadastro davasının yürütülebilmesi açısından tespit maliki veya tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek delillerinin toplanması, ondan sonra işin esası incelenerek hüküm kurulması gerekirken yanlış hasma karşı davanın yürütülüp karara bağlanması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulü ile sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenle BOZULMASINA 22.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy