(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1, 2, 13, 14, 15, 16, 57, 40, 50, 51, 8, 9, 181, 58, 60, 305, 177, 178, 46, 143, 56 ve 121 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlardan 121 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Osman G. adına tespit edilmiş, diğer tüm parseller Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası sonunda görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı Hacı Mehmet Ö. 121 parsel hakkında tapu kaydına dayanarak açtığı dava ile diğer dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 1, 2, 13, 14, 15, 16, 57, 40, 50, 51, 8, 9, 181, 58, 66, 305, 177, 178, 46, 143 ve 56 numaralı parsellerin Hasso oğlu Osman mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline, 121 numaralı parsel hakkında davacı taraf davasından vazgeçtiğinden bu parsel ile ilgili davanın reddine karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı Şeyho Ş. mirasçıları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu taşınmazların davalıların murisi Hasso oğlu Osman adına tapuda kayıtlı bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava taşınmazların bulunduğu bölgede tapulama işlemlerinin başlamış olması ve davaya konu parseller hakkında tutanakların düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilmek suretiyle Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Hukuk Mahkemelerinden Kadastro Mahkemesine devredilen dosyalarda yapılması gereken ilk ve en önemli iş dava dilekçesinin mahalline uygulanıp kapsamının belirlenmesi, bir diğer ifadeyle hangi parsellerin dava dilekçesi kapsamında kaldığının saptanmasıdır.
Mahkemece bu belirleme yapılmadan yargılama yapılıp sonuçlandırılması usule uygun bulunmamaktadır. Ayrıca; davaya konu 1 numaralı parsele tapu kaydı uygulanmış ve tutanağın edinme sebebi sütununda taşınmazın kayıt maliklerinin tasarrufu altında bulunduğu yazılmıştır. Mahkemece 1 numaralı parsele uygulanan tapu kaydı malikleri davaya çağrılıp delillerinin ibrazı istenmeden yargılama yapılıp aleyhlerine hüküm kurulması da doğru bulunmamaktadır. Bundan ayrı olarak müdahil davacı Hasso oğlu Şeyho davaya konu parsellerde hissedar olduğunu ifade etmek suretiyle hak sahipliği iddiasında bulunmuştur.
Mahkemece müdahil davacıya ne sebeple hak sahibi olduğu hususunun sorulmaması ve iddiasını doğrulayacak delillerinin ibrazı istenip değerlendirilmemesi de yasaya aykırıdır. Bütün bunlardan ayrı olarak davaya konu parsellerden 2, 16, 57, 58, 60, 40, 50, 51, 8, 9, 177, 178, 46, 56 ve 121 numaralı parsellere vergi kayıtları uygulanmıştır. Mahkemece anılan parsellere uygulanan vergi kayıtlarıyla 1 numaralı parselin tutanağında yazılı tapu kaydı celbedildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, davaya konu parsellerin bir bölümünün kamu orta malı mer'a niteliği taşıyan arazilere bitişik olduğu ifade edildiği halde kayıt miktar fazlalarının mer'aya elatmak suretiyle elde edilip edilmediği hususu üzerinde durulmamış ve usulüne uygun mer'a araştırması yapılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilmesi isabetli değildir.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle dava dilekçesinin 6. sırasında yer alıp 5 numaralı parsel olarak sınırlandırılan taşınmazın tutanak aslı ile dayanağı olan belgeler ile davaya konu parsellerin tamamına komşu taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek ve aynı yöntemle belirlenecek yerel bilirkişi ve tanıklar huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında müdahil davacı Şeyho Şener mirasçılarından davaya konu parsellerin öncesinin kime ait olduğu, kendilerinin hak sahipliğinin hangi nedene dayandığı açıklattırılmalı, taşınmazların başında ayrı ayrı icra edilecek keşifler sırasında davalı tarafın dayanağını oluşturan Nisan 1291 tarih 170 numaralı kayıt ile 1 numaralı parselin tutanağında yazılı tapu kaydı ve yukarıda belirtilen vergi kayıtları ayrı ayrı okunup yerel bilirkişilere kayıtlarda yazılı hudutlar zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup zeminde gösterilemeyen hudutların belirlenmesi için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmelidir.
Dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, tarafların kök murisi Hasso'ya ait ise Hasso'nun ölümünden sonra çocukları Osman ve Hasan Özdemir arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunup bulunmadığı taksim yapılmış ve bu taşınmazlar davalı tarafa isabet etmiş ise temyiz eden müdahil davacılara ne verildiği, taşınmaz verilmişse nereden verildiği ve akıbetlerinin ne olduğu, şayet bu taşınmazlar kök muris Hasso'dan intikal etmiş ve terekesi taksim edilmiş ise 50 ve 177 numaralı parsellerin tamamı ile 51 numaralı parselin ne sebeple müdahil tarafından kullanıldığı hususu üzerinde durulmalı, taşınmazların öncesinin kamu orta malı niteliğinde mer'a olup olmadığı veya mer'aya doğru genişleyip genişlemediği etraflıca sorulup saptanmalı, gerektiğinde kök muris Hasso'dan intikal eden tüm taşınmazlarla ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması yasaya aykırı olduğu gibi davaya konu olduğu halde dava dilekçesinin 6. sırasında yer alan 5 numaralı parsel ile 121 numaralı parsel hakkında sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmaması da usul ve yasaya aykırı, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy