(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Adnan Ateş ile aleyhine temyiz istenilen Fehmi Ateş vekili Avukat Mustafa Ermiş geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 1, 2, 4, 7, 102 ada 4, 5, 6, 7, 8, 105 ada 4, 5, 6, 17, 20, 23, 33, 34, 44, 76, 78, 79, 80, 82, 107 ada 5, 6, 7, 108 ada 3, 5, 6, 7, 8, 9, 47, 54, 130 ada 2, 3 ve 152 ada 4 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerindeki taşınmazlar irsen intikal, pay satışı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar, davalı Fehmi ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacılar, davalı Fehmi'nin pay satın almak suretiyle adına yazılan hisselerin müştereken satın alındığı ve davalı Fehmi ile kendi hisselerinin eşit olması gerektiği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile dahili davalı Şennur (Şener) Koçak tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece mirasçılar arasındaki hisse satışının davacılarla davalılar tarafından müştereken gerçekleştirildiği hususunun ispat edilemediği, satım alma işleminin davalı tarafça ve kendi adlarına gerçekleştirildiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; araştırma, inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi Hüseyin'e ait iken ölümüyle mirasçılarına ve Onların da ölümüyle davacı, davalı ve davada taraf olmayan diğer Hüseyin mirasçılarına kaldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Hüseyin mirasçıları arasında yapılan hisse satışlarının kimler arasında gerçekleştiği konusundadır. Davacı taraf mirasçılar arasındaki pay satışlarının davalılarla birlikte gerçekleştirildiğini, bir başka ifadeyle satın almanın davalı tarafça değil davalıyla birlikte kendilerinin gerçekleştirdiğini belirterek dava açmışlardır. Mahkemece davacılardan satın almayla ilgili delilleri sorulup değerlendirilmemiş, davalı tarafça ibraz edilen satış senetlerinde isimleri yazılı satıcılarla tanıklardan satışın kimler arasında gerçekleştiği, satın alanın davalı taraf mı yoksa davacılarla davalılar mı olduğu hususu sorulmamış, davacılardan Hakkı Ateş'in banka aracılığıyla davalıya gönderdiği parayla ilgili olarak dekontta yazılı varislerden alınan arazinin borcuna mahsuben şerhinin ne sebeple konulduğu, bunun gerçekten arazilerin birlikte alındığını belirtir bir delil olup olmadığı yeterli şekilde araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür araştırmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup celbedilmeli, dosyanın ikmalinden sonra mahallinde keşif icra edilip keşif sırasında dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan ve satış senetlerinde isimleri yazılı satıcılardan taşınmazın kime satıldığı, bedelinin kim tarafından ödendiği, satış işleminden sonra arazinin kim tarafından kullanıldığı, bu kullanmanın kendi adına mı yoksa davacı ve davalılar adına mı olduğu etraflıca sorulup saptanmalı, ayrıca davalı Fehmi'nin mali durumu itibarıyla davacılara veya diğer mirasçılara borç verebilecek durumda bulunup bulunmadığı daha önce de taraflar arasında böyle bir borç ilişkisinin olup olmadığının bilip bilmedikleri sorulmalı, banka dekontunda yazılı şerhe rağmen davalının bu parayı herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan kabul etmesinin nedeni bizzat davalıdan sorulup tesbit edilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 01.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy