(3402 S. K. m. 14, 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenler Mehmet D. vs. vekili Avukat Avukat Bahadır Ö. ile Hazine vekili Avukat Faik T. geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: 1960 yılında yapılan kadastro sırasında 176, 177 ve 179 parsel sayılı taşınmazlar Hasan G. ve müşterekleri adlarına tespit edilmiş, vaki itirazlar üzerine Tapulama Komisyonunca tutanakların Tapulama Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ise de; Tapulama Mahkemesinin 1973/360 esas 1977/17 karar sayılı ilamıyla tutanaklar usulüne uygun tanzim edilmediğinden dosyanın Tapulama Müdürlüğü'ne devrine karar verilmiştir.
Kadastro Müdürlüğünce 1995 yılında yeniden kadastro tespiti yaptırılmış 176, 177, 179 ve 502 sayılı parsel tutanakları tanzim edilmiş, bu tespitlere karşı M. Akif E. ve arkadaşları, Duran K., Seher T. ve arkadaşları tarafından davalar açılmıştır. Bu arada Kahramanmaraş Tapulama Mahkemesi'nin yukarıda sözü edilen 1973/360 esas, 1977/17 sayılı Kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15.9.1998 tarih 2399-3274 sayılı, 1995 yılı tespitlerine karşı açılıp davalar birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda verilen karar ise yine 17.Hukuk Dairesinin aynı gün ve 2398-3271 sayılı ilamlarıyla bozulmuştur.
Bozma ilamlarında özetle; 3402 sayılı Yasa'nın 27/son maddesi uyarınca usul ve şekle ilişkin eksiklikler nedeniyle tutanakların Kadastro Müdürlüğü'ne iade edilemeyeceği açıklanmış ihtilafın halli için, M. Akif E. ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kayıtları ile tespit dayanağı tapu kayıtlarının kapsamlarının açık bir şekilde belirlenmesi, miktar fazlası üzerinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının araştırılması, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamlarına uyulup davalar birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 179 sayılı parselin teknik bilirkişi raporunda sarı renkle gösterilen 13.500 ve 502 sayılı parselin 31.750 metrekare miktarındaki bölümlerinin haritasında yol olarak gösterilmesine, 179 ve 502 sayılı parsellerin geriye kalan bölümleri ile 176 (200.000 metrekare olarak) ve 177 sayılı parsellerin Hasan G. ve müşterekleri adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili, M. Akif E. ve Mehmet D. vekili ile Arif Ş., İnayet Ş., Neşe P. ve Temel Ç. tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazların davacı Hasan Genç ve müştereklerinin dayanağını oluşturan tapu ve vergi kayıtları kapsamında kaldığı, kayıt miktar fazlası üzerinde adına tescil kararı verilenler yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, mahkemece tapu kaydındaki mülkiyet durumu nazara alınmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla yaptırılan hisselendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık anlatımı, bir kısım taraflar arasında cereyan edip kesinleşen dava dosyaları, uzman bilirkişice tanzim edilen kroki ve raporla belirlendiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 12.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy