(3402 S. K. m. 9, 12)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden İsmet Çelebi vs. vekili Avukat Murat M., Mehmet Çelebi ve Mustafa Çiçek ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat Faik T. geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; Mahkemenin, davanın yasal süresi içinde açılmadığına dair kabulünün isabetli olmadığına değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı İsmet Çelebi ile müdahiller Mehmet Çelebi, M. Şerif İpek ve müdahil sıfatıyla Mehmet Emin İpek vekilleri Avukat Murat M. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mer'a olduğu ve mer'aların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Yargılama sebebiyle arazi başında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların tamamı çekişmeli 349 sayılı taşınmazı kuzeyden güneye doğru iki parçaya ayıran Tahtasar Deresinin sabit hudut olduğunu, derenin doğusunda kalan bölümün kadim mer'a olup, batıdaki kısmın yer yer tarım arazisi ve taşlık olduğunu, derenin batısındaki kısmın kamu orta malı niteliğinde mer'a olarak kullanıldığını görmedikleri ifade etmişlerdir.
Mahkemece parselin doğusunda yer alan taşınmazlarla ilgili olarak toprak komisyonunca Hazine adına oluşturulan tapu kayıtlarının batıda mer'a okuması nedeniyle davalı parselin tamamının mer'a olduğu kabul edilmiş, bu nedenle bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilmemiştir. Davalı parselin batısında yer alan taşınmazlara uygulanan kayıtlar genelde parsel yönünü kıraç veya şahıs arazisi, doğudaki kayıtlar ise batıda mer'a olarak göstermektedir. Bu husus bilirkişi ve tanık beyanlarının gerçek olabileceği kanaatini uyandırmaktadır. Ne var ki bu beyanların kesin olarak doğru olduğunu kabul edebilmek için öncelikle davalı taşınmaz ve komşu parsellerle ilgili olarak toprak komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanak ve ekleri getirtilip belirtmelikte taşınmazın ve çevre parsellerin ne olarak tespit edildiği saptanmalı, mahkemece belirlenen duruma aykırı bir tespit söz konusu ise belirtmelik tutanağında ismi yazılı köy muhtarı, ihtiyar heyeti üyeleri ve tüm bilirkişiler tanık sıfatıyla dinlenip taşınmazın tamamının veya bir bölümünün kamu orta malı niteliğinde mer'a olup olmadığı belirlenmelidir. Ayrıca, temyiz edenler 29 ve 39 tahrir numaralı vergi kayıtlarına dayanmışlardır. Bilirkişi ve tanıklar kayıtların davaya konu parsel içinde yer alan arazi bölümünü kapsadığını ifade etmişlerdir. 29 tahrir nolu vergi kaydının 353 sayılı parsele revizyon gördüğü, ancak taşınmaz miktarının kayıt miktarından az olduğu belirlenmiş, 39 tahrir nolu vergi kaydının başka bir parsele revizyon görüp görmediği araştırılmamıştır. Bu nedenle araştırma yetersiz olup, bu tür araştırmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davaya konu parselle tüm komşu parselleri belirtmelik tutanak ve haritaları getirtilip dosyaya konulmalı, 39 tahrir nolu vergi kaydının başka parsellere revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulup, revizyon görmüşse bildirilen parselin tutanak sureti celp edilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle tespit olunacak tanıklar huzuru ile keşif icra olunmalıdır.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında belirtmelik tutanak ve ekleri, vergi kayıtları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi, tanık ve belirtmelik tutanağında ismi yazılı kişilerden taşınmazın niteliği, intikali, tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiye kayıtların kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, uzman ziraat mühendisinden ayrıntılı rapor alınmalı, vergi kaydı ile kayıt maliklerinin zilyetliklerinin birleşmesi ve taşınmazın öncesinin mer'a olmadığının belirlenmesi halinde vergi kaydı miktarı kadar yerin kayıt malikleri adlarına tescili gerektiği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 375.00 YTL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, 29.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy